Haydi Batmanlı, tasarrufa!
Yukarı
Haydi Batmanlı, tasarrufa!
Halit Biliz

Haydi Batmanlı, tasarrufa!

Bu içerik 2257 kez okundu.

Haydi bugün Kürt sorunu, demokratikleşme, siyaset değil, eğitim hiç değil, kentin kültür erozyonu ise boşver.

Suriye, PKK, çözüm süreci

Şimdi hiç zamanı değil.

Daha önce annelerimizin sayarak verdiği zeytinlerle büyüyen bir Batmanlı olarak artık tasarruftan söz edelim…

Bırakalım üstteki konuları!

Nedir bu tasarruf?

Yavaş yavaş alışacağımız bir terim.

tek elma,dilim karpuz gibi şeyler ufacık saçmalıklar görünüyor şu anda gözümüze ama alışacağız.

‘Dibi görmek’ tanımını keşke daha uygun siyasi ve toplumsal bir ortamda yaşamış olsaydık ama şansımıza böyle bir ortam yok.

Yani hiç bir yönden hazır değiliz. sözlük yaş ortalamasının anneleri kadar hazırlıklı olan da yoktur muhtemelen.

Nedir bu tasarruf?

Tüketim toplumunun en büyük düşmanı mı?

Günün hakim koşulları tarafından şiddetle sakınılan fakat en kısa zamanda insanlığın kurtarıcısı haline gelecek (çok geç olmazsa eğer) faaliyet.

Gerekli gereksiz tüm kaynakların aşırı harcanmasının ve yok olmasının önüne geçilmesi için sıkı sıkı sarılması bir durum…

Bu alışkanlık aileden kazanılır.

Boşa kasmayın sonradan normale dönersiniz zaten.

Temel ihtiyaçlar dışında kalan ihtiyaçlara (lükslere) harcama yapmama. belli bir amaç için yapılabilir.

Ya da;

Cimriliğin sınır komşusudur. İş budur ki tasarrufu ne için ve ne kadar yaptığımız önemlidir.

Tasarruf bir süre sonra biriktirme arzusunu pekiştirebilir ve akabinde tasarruf için harcanan emek en kıymetli soyutlardan olan zamanın kaybolmasına sebep olabilir.

Batmandaki kahvehanelerin hoşuna gitmezde de, ekonomik harcamalar dışında vakti kullanma şekli ve boş sohbette (kaçınma) tasarrufa dahil olabilir…

Fırtına içinde ağaç kovuğu aramak yerine sağlam bir ağacın gövdesine tutunabiliriz. 

Yok illa ki ağaç kovuğunda fırtınanın dinmesini beklemek için arayışa girersek, savrulabiliriz.

Bir Uygur atasözü der ki; "öfkenin tasarrufu kin, kinin tasarrufu bela getirir"

Tasarruf etmenin pek sevimli bir tarafı yok.

Yarını düşünüp biriktirmektense bugün harcamak daha zevkli, mevcut durumu kontrol etmektense anın keyfini çıkarmak daha güzel.

Biz toplum olarak “bugünü” yaşayıp geleceğe “Allah Kerim!” diye bakmayı tercih ettiğimiz için, tasarruf etmeyi çok sevmiyoruz. Toplum olarak tasarruf alışkanlığımız düşük. Bizimle aynı gelir düzeyinde olan toplumlardan bile daha az tasarruf ediyoruz.

Gelirimiz arttıkça daha fazla tasarruf edeceğimiz kesin ama çoğumuz yapabileceğinden daha az tasarruf yapıyor.

Oysa tasarruf yapmak -hem kişisel hem de toplumsal açıdan- iyi bir geleceğin ön koşulu.

Örneğin, resmi kurumda ikili floransan taktıktan sonra  birini boş  bırakıp boşluğa da  "tasarruf" yazan bir kağıt yapıştırırlar.

İlelebet tek bir floransanla hizmet verecek olan bu aparatı neden tekli olarak alıp tasarrufu en baştan yapmadıklarını ise ne kimse sorar ne de kimse söyler.

Tasarruflu olmak, önce israf etmemek demektir.  Boşa geçen zaman da, gereksiz yere yanan ışıklar da israftır. Lüzumsuz çalışan her âlet, hor kullanılan her eşya israftır. Bir işin verimsiz yapılması, ham maddelerin ziyan edilmesi, iyi planlama yapılmadığı için kaybedilen zaman ve emek hep israftır. Yapabileceğinin iyisini yapmamak, fırsatları harcamak da israftır.

Evinizin içindeki harcamaları kontrol altına alarak yarı yarıya tasarruf edebilir, arttırdığınız parayla birikim yapabilirsiniz.

Bu nedenle diyoruz ki, “karanlığa küfür edeceğine bir mum yak”

Yani “kriz var” diyeceğine tasarruf yap kardeşim.

Sende Yorumla...

2019 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.