BİR KOLUM EKSİK!
Yukarı
BİR KOLUM EKSİK!
İbrahim Ergün

BİR KOLUM EKSİK!

Bu içerik 2473 kez okundu.

Japonya’da bir çocuk, on yaşlarındayken geçirdiği trafik kazası sonucu sol kolunu kaybetmişti. Oysa çocuğun büyüyünce iyi bir judocu olmak gibi büyük bir ideali vardı. Sol kolunu kaybetmekle birlikte, idealini de kaybetmişti.

     Umutları sönmüş, yıkılan hayallerinin en kazı altında kalmış, depresyona girmişti.

Çocuğun haline çok üzülen babası, bir çare bulabilme umuduyla Japonya’nın en ünlü judo hocasına gidip durumu anlattı ve çocuğu için bir şeyler yapıp yapamayacağını sordu.

Meşhur judo hocası:

-Al, çocuğu bana getir, dedi.

Baba umutla eve giderek durumu oğluna anlattı. Ertesi gün baba ve oğul, meşhur judo ustasının yanındaydılar. Hoca çocuğu dikkatle süzdükten sonra başını salladı ve doğrudan doğruya çocuğa dönerek:

-Yarın sabah eşyalarını al, buraya gel. Çalışmalara hemen başlamak istiyorum, dedi.

Ertesi gün çocuk sevine sevine hocasının karşısına geçip:

-Geldim efendim, dedi.

Judo hocası:

-Şimdi sana bir hareket göstereceğim, sen de bunu en hızlı ve en etkili biçimde yapmaya çalışacaksın, deyip kolsuz çocuğa bir hareket gösterdi ve hiç durmadan bu harekete çalışmasını istedi.

Çocuk bir hafta aynı hareketi çalıştıktan sonra, hocasının yanına gitti.

-Gösterdiğiniz hareketi öğrendim hocam, başka harekete geçebilir miyiz? Dedi.

Hoca, öğrencisinin gözbebeklerinin içine derin derin baktıktan sonra:

-Aynı hareketi çalışmaya devam et, dedi.

Aradan iki ay geçince çocuk yine hocasına gitti:

-Efendim iyice ustalaştım, başka harekete geçelim artık.

Hoca yine:

-Çalış oğlum, daha çok çalış, dedi.

Üç ay, altı ay derken çocuk tek hareketle birinci yılını doldurdu. Bir yılın sonunda kendinden çok emin olarak hocasının karşısına dikildi:

-Hocam bir yıldır aynı hareketi yapıyorum, bana artık yeni bir hareket göstermelisiniz, dedi.

Meşhur judo hocası istifini bozmadan:

-Aynı hareketi çalışmaya devam et oğlum, zamanı gelince sebebini sana açıklarım.

İki yıl, üç yıl, derken tek kollu çocuk judoda beşinci yılını doldurdu. Her yıl hocasına gidip başka hareket göstermesini ısrarla istiyor, ancak hocası hareketi değiştirmiyor, her seferinde gayet ciddi bir tavırla aynı şeyi söylüyordu:

-Zamanı gelince sebebini açıklarım.

Bir gün hocası çocuğun yanına gitti. Ter içinde çalışmasını seyrettikten sonra:

-Hazır ol, seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın, dedi.

Artık bir delikanlı olan çocuk, hiç beklemediği bu haberle adeta şok oldu. Sonra korktu. Hem sol kolu yoktu, hem de judoda sadece tek bir hareket biliyordu. Bu durumda ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir şansı olamazdı. Hocasına:

-Ama hocam, yalnızca bir hareket biliyorum, dedi yarı sitem dolu bir tavırla. Hocası:

-Evet, ama bu dünyada o hareketi en iyi yapan sensin. Bu yüzden rakiplerini yeneceksin, dedi.

Delikanlı, hocasına karşı duyduğu derin saygıdan dolayı sustu. Boynunu büktü. Ertesi gün, kolsuz delikanlı ilk müsabakasına çıktı. Rakibine bildiği tek hareketi yaptı ve ilk müsabakayı kazandı.

Derken ikinci, üçüncü karşılaşmalar… Kolsuz delikanlı herkesin şaşkın bakışları ve alkışları altında girdiği tüm karşılaşmaları kazanıyordu.

Sonunda finale kadar yükseldi. Finalde kolsuz delikanlının karşısına ülkenin, on yıldan beri hiç yenilmemiş judo şampiyonu çıktı. Artık herkes kolsuz delikanlının sonunun geldiğini düşünüyordu. Kolsuz delikanlı da böyle düşündüğü için hocasına koştu:

-Hocam! Hasbelkader buraya kadar geldik; ama daha ötesi yok. Zorlu rakibe düştüm… Ben ise malum, bir kolum eksik, üstelik de tek oyun biliyorum. Rezil olmak istemiyorum, izin verirseniz yarışmadan çekileceğim, dedi.

Hocası öfkeyle fırladı yerinden:

-Asla, asla izin vermem. Çekilmeyeceksin ve sen kazanacaksın! Kendine güven, çık meydana erkek gibi dövüş. Dedi

Maç başladı. Delikanlı yine bildiği o tek hareketi yaptı şampiyon judocuya… Neye uğradığını şaşıran şampiyon yere yıkıldı.

Kolsuz delikanlı şampiyon olmuştu. Kupayı aldıktan sonra, hocasının yanında aldı soluğu:

-Hocam bu işin sırrı nedir? Böyle bir şey nasıl olabilir? Hem bir kolum noksan, hem de tek hareket biliyorum. Her organı sağlam olan ve yüzlerce hareket bilen bir şampiyonu nasıl yendim? Diye sordu. Meşhur judo hocası, sakalını çekiştire çekiştire güldükten sonra:

-Bak evlad, şimdi işin sırrını sana acıkama zamanı geldi. Sen o harekete beş yılını verdin.  O kadar çok çalıştın ki, o harekette dünyanın en iyisi oldun. Bu başarının sırrı…

Yaptığın hareketi rakibinin karşılayabilmesi için sol kolundan tutması gerekiyor. Hâlbuki senin sol kolun yok… Bu da işin püf noktası işte… Dedi.

Ardından gencin kulağına eğilip şunları fısıldadı:

-İNSANLARIN EKSİKLİKLERİ, İSTERSE VE EMEK VERİRSE EN GÜÇLÜ YANLARI OLABİLİR. YETER Kİ EKSİKLİK VİCDANLARINDA, YÜREKLERİNDE, DÜŞÜNCELERİNDE VE KAFALARINDA OLMASIN!

KAYNAKÇA

Sabri ÇEÇAN, Sergüzeşt-i BEŞER,SYF:15,2017.İSTANBUL,DUA YAYINLARI.

Sende Yorumla...

2019 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.