TEKNOLOJİ ESARETİNDEN NASIL KURTULURUZ?
Yukarı
TEKNOLOJİ ESARETİNDEN NASIL KURTULURUZ?

TEKNOLOJİ ESARETİNDEN NASIL KURTULURUZ?

Bu içerik 1006 kez okundu.

Şükran Akın - Sosyolog

Akıl oyunları denildiğinde hatırıma dedemin oynadığı oyunlar gelir. Aşık oyunu, mangala, dama ve en çokta oynarken mutlu olduğum taş oyunu. Ramazan ya da Kurban bayramlarına ortalama bir hafta kala taş oyunu oynarlardı. Taş oyununda rakibinin taşına ne kadar taş değdirirsen o kadar şeker sözü alıyordun. Bu koca adamlar sokakta oynarlardı. Görenler anlardı bir bayramın yaklaştığını… Benim dedem taşını en uzağa atardı. Babam, kendi taşını dedemin attığı taşına değdirmeye çalışırdı. Bu Anadolu insanları yaşlı, genç, çocuk demeden oyun oynayabilmiş.

Peki bu oyunlar hala oynanılıyor mu? Anadolu’nun kendine has oyunları tükendi mi? Yeni nesillere aktarılamadı mı?

Aslında aktarıldı ama evimizde, iş yerimizde, hayatımızın her alanında bizleri kontrol altına alan televizyonlar, tabletler, telefonlar var. Bizler onlarla oynamayı tercih ettik. Şimdi de bu esaretten kurtulmaya çalışıyoruz. Bunu bizler yapıyoruz.

Modern hayata uygunluk gösterin, her teknolojik cihazı, sosyal medyayı takip edin, keşfedin. Lakin bunlarla kalmayın. Anadolu insanı pratik, zeki, çalışkandır. Nedenlerinden biri oynadıkları oyunların akıl üretme, problem çözme, çok sistemli düşünme gibi birçok faydalarının olmasıdır.

Bizler ise ezberci bir yaklaşım sergiliyoruz. Üstelik okuyan, okutan bireyleriz. Anadolu insanı üretkendir. Oyunun malzemelerini kendileri bulup, biriktirip, sahip çıkarlardı. Şimdi öyle mi? Bizler oyunu satın alırız, iki üç güne kalmaz oyunun parçalarını kaybederiz. Daha sonra temizliği yapan anne oyunun eksik parçalarını koltuk altlarında bulup, güzel fırça çekmesine tanık oluruz.

Hepimiz yaşamışızdır. Sürekli tüketen, sahip çıkamama gibi kötü alışkanlıklarımız var. Artık anneler oyun alırken çocuklarına, çok parçalı olup olmadığına dikkat ederler. Ve şimdi anneler babalar çocuklarını televizyon, tablet, telefon gibi cihazlardan kurtaracak eğitici oyunları talep ediyorlar. Tavsiye ettiğimiz tüm oyunlarda Anadolu’nun izleri, tarihçeleri vardır. Bu oyunlar yeni neslin çalışkan, üretken olmasına yardımcı olur.

Benim çocuğum çizgi film seviyor diyorsanız. İzletin ama süre verin, neyi izlediği sizlerin kontrolünüz altında olsun. Subliminal mesajlar içerebilir. Sizler de dizi izlerken dikkat edin. Toplumumuzda dizi izleme hat safhada. Bu ülke insanları oturup sadece dizi izlerse hangi gelişimden, ilerlemeden söz edebiliriz.

Geçen iki arkadaş kendi aralarında şu kişi öldü, onu böyle yaptılar, şunu şöyle yaptılar diye hararetli bir sohbet ediyorlardı. Ciddi bir konu hakkında konuştuklarını zannetmiştim. Büyük bir telaşla hayırdır, ne oldu diye sordum. Meğerse bunlar bir diziden bahsediyorlarmış. O kadar gerçekçi anlatıyorlar ki zannedersin kendi çevrelerinden biri…

Ey Anadolu insanı! Kendi hayatını yaşamadan başkalarının hayatlarını oturup saatlerce izlemek neyin nesi? Teknolojik çağla boğuşuyoruz. Neredeyse ölmek üzereyiz. Yazılarımızda değinmeden geçemiyoruz. Çözümü eğitimde görüyoruz. Çocuklarımızı ezberci bir yaklaşım değil, akıl yürütme yaklaşımını sağlamalıyız. Çocuklarımıza eğitici oyunlar oynatalım, ve bizde oynayalım. Bazı akıl oyunlarında Anadolu’nun ahlak eğitimini de vermiş oluruz. Örneğin sıkça oynanan mangala oyununda başladığı çukura taş koymak, Anadolu insanın baba ocağını terk etmeme geleneğinden geliyor. Çift yapmak kuralı ise inanç ve devlet sistemi tarihinde ikili anlayışı sembolize ediyor. Bu tür oyunlardan mahrum kalmayın. Unutulmaya yüz tutmuşken çekip geri almalıyız. Bu oyunlar bizim mirasımız. Bunun gibi yüzlerce oyun sayesinde sağlıklı, üretken beyinler elde edeceğimizden şüpheniz olmasın.  Güçlü bir beynin yanında iyi bir ahlak, karakter olarak da faydasını göreceksiniz. Vaktimizi bu Anadolu insanına, toprağına, bilimine harcayın, üretken olmaya çalışın. Bu akıl oyunlarıyla da teknolojik yaralarımızı iyileştirebiliriz.  SEVGİLERİMLE…

Sende Yorumla...

2019 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.