OKUL ZİLLERİ ÇALMAK ÜZERE!
Yukarı
OKUL ZİLLERİ ÇALMAK ÜZERE!
AYTEKİN ALPTEKİN

OKUL ZİLLERİ ÇALMAK ÜZERE!

Bu içerik 85 kez okundu.

Değerli okurlar 

Okullar, 9 Eylül Pazartesi günü ilk zili çalıyor ve 2019 2020 eğitim ve öğrenim yılı başlıyor.

Üniversite öğrencilerini büyümüş ve kendi haklarından çıkacaklarını ön görürsek ilk orta ve lise öğrencileri için plan proje hazırlamak şart. 

Birde ana okulları var tabi.

Bizde ana okulundan başlayalım sohbetimizde ve Üniversiteye kadar ki sürece bir göz atalım.

Anaokulları aslın da en önemli ilk eğitim kurumudur, zira burada çocukların becerisi geliştirilir ilk okul öncesi eğitime bir şekilde alıştırılır. 

Anaokulları öğretmenleri genelde okulları ayrı okurlar ve çocuk gelişimi üstünde uzmanlaşırlar ve yoğunlaşırlar. 

Bizde ebeveyn olarak en iyi ana okulunu en iyi öğretmeni seçmeye çalışırız, işin bilincindeyiz yani anaokulu kaydından sonraki süreçte size peçeteden tuvalet kağıdına yağlı boyadan sulu boyaya kağıttan kartona kadar her türlü ihtiyacı aldırırlar mecburen bizde alırız ve bu maliyet bazen 300-400 TL’ye kadar tekabül etmektedir.

Vakti olanlar okuldan çocuklarını kendileri alıp kendileri bıraksa da vakti olmayanlar bir servis ile anlaşıp çocuklarını ona emanet etmek zorunda kalıyorlar, servis ücretleri de 150-200 arası değişmektedir.

İlkokul döneminde de iyi bir okula çocuğunuzu yerleştirmek pek kolay değil, zaten yeni yasalarla adrese göre kayıt sistemi başladı ve çocuklar adrese en yakın okula yerleştiriliyor burada pek fazla yapabileceğimiz bir şey yok, şans meselesi…

Fakat İlkokula başlayan bir öğrencinin ortamı sınıfı öğretmeni çok önemli, bazen çocuklar sınıflarını ve öğretmenlerini sıcak bulmaz ve eğitimle bağını koparır bakın buna çok dikkat etmek gerekir, bazı çocuklar erkek öğretmen istemez bazıları da bayan öğretmen istemez, benimsemez eğer böyle bir konu varsa mutlakae sınıfı ve öğretmeni değiştirilmeli zira ileriki yılarda çocuğu tembel görebilirsiniz ama asla bu onun suçu değildir, bizim uyanık olup çocuğumuzla konuşmamız ya da bir yolunu bulup sorununun kaynağını bulmalıyız… 

“Ağaç yaş iken eğilir” ata sözünü unutmayın, kulağınıza küpe yapın. 

Bir de derslerini yapmadı diye uygulanan baskı ve şiddet asla olmamalı çocuğun oyununa bir süre verilmeli ve her ödev yaptığında bu şekilde sevdiği kek ve pastalar ikram edilmeli bu büyük bir teşviktir ve asla çocuklar bilgisayara ulaşmamalıdır, en azından lise çapına kadar.

Muhtemelen çocuklar bir servise kayıt olacaklarıdır, servislerde okulun bir parçasıdır ve iyi bir servis ortamı çocuğun sosyalleşmesine mutlak yardımcı olacaktır orda başka arkadaşlar edinip farklı rekabet ortamı yakalamalı ve bu da derslerindeki başarıyı artıracaktır. 

Yani servis bu kadar önemlidir.

Gel gelelim  lise ortamına…

Lise ortamı ilk ve orta okulda alınan eğitimin geliştirilmiş bir ortamıdır aslında, burada sorular daha zorlu işlenen konular daha geniş işlenir. 

Yani Üniversite öncesi bir tekrar aslın da dört yıl boyunca her sene konular bir başka boyut kazanarak zorlaşır ve Üniversite ortamına çocuklar hazırlanır, zira Üniversite de dersler çok farklı ve orda zorlanmamak için öğrenciler liseden tam donanımlı olarak ayrılmalıdır.

Lise ortamı artık gençliğe atılan ilk adımlar olunca bu dönemde asi ve sabırsızlar onları takip etmek bitmek tükenmeyen isteklerini karşılamak bazen insanı bezdirir.

Ama yapacak bir şey yok katlanmaktan başka!

Tabi bu dönem de aşklar, sevgiler, kankalar çoğalır bu ölçüyü kaçıranlar  maalesef Üniversite hayallerini de bir kenara koyuyorlar ve verdiğiniz bunca emek heba olup gidiyor. 

Çoğu insan “ben elimden geleni yaptım” dese de aslında bu kendimize uydurduğumuz bir yalan, zamanında çocuğumuza gereken ilgiyi ve konuşmayı yapmadığımızdandır.

Bu da bizim en büyük hatamız .,

Gelelim Üniversiteye

Üniversiteye şu an herkes gidebilir, bir sürü bölüm mevcut iki yılık dört yılık dışarıdan okuma şansı bile var, birde özel üniversiteler var, doktor-mimar mühendis olabiliyorsunuz birde yurt dışında bir sürü okul mevcut, ‘yok-yok’ yani.

Burada da bir sürü genç baskı altında kalarak gönlündeki Üniversiteye gidemiyor illa ki ailenin belirleyeceği bir okul olacak yoksa gönderilmez özelikle kız çocukları bu konuda büyük baskı altında kalabiliyor. 

Mesela kız çocukları radyo televizyon okumak istiyor, aile “hemşire ol” diyor, aynı bu kız çocuğu hemşire okuyunca aklında  hala radyo televizyon hayali olacak ve mutsuz bir okul başarı ortalamasını düşürür.

Evet herkes bir şekilde okumalı ilim irfan öğrenmeli fakat mutlu da olmalı istediği bir okulu bitiren bir öğrenci başarıyı mutlak yakalayıp seçtiği iş kolunda kendi yolunu çizecektir. 

Değerli okurlar 

Çocuklarımız için en iyisini en güzelini en başarılısını isteriz, bundan doğal bir şey yok ama zorlama eğitim de bir işe yaramaz. 

Yaptığımız bunca fedakarlığa onca emeğe yazık olur. 

Çocuklarımız için verdiğimiz maddi ve manevi desteğe devam etmeli, istediği ve mutlu olacağı Üniversite ye gitmesine rıza göstermeliyiz. 

Herkes çocuğunu doktor mimar mühendis görmek ister ama eğitim sadece bunlarla sınırlı değil bir tekstil mühendisi ya da gıda mühendisi ve diğer bölümler de artık günümüzde öne çıkmaya başladı ve kazançları iyi.

Sözün özü maratona hazır olun 9 Eylül’de zil çalacak.

Şimdiden hayırlı olmasını temenni ederim

Hoşçakalın

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2019 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.