TEKNOLOJİ EDEB VE GÖRGÜ KURALI DA BIRAKMADI!
Yukarı
TEKNOLOJİ EDEB VE GÖRGÜ KURALI DA BIRAKMADI!
AYTEKİN ALPTEKİN

TEKNOLOJİ EDEB VE GÖRGÜ KURALI DA BIRAKMADI!

Bu içerik 162 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Son otuz yılda nerdeyse hayatımızın döngüsü değişti ve önceliklerimizde yer değiştirdi.

Eskiyi yaşantımızı hatırlamıyoruz bile.

Hani tek kanal televizyon, tek kanal radyo ve kablolu telefon.

Şimdi bin kanallı kablolu tv, bin kanalı radyo ve kablosuz telefon.

Otuz yıl evvel bunlar bizim içim hayaldi, hata hayal bile  değildi zira teknolojinin böyle gelişeceğini bilmiyorduk aklımızın ucundan geçmezdi  ama bilim adamları kendilerini öyle geliştirdiler ki müthiş icatlara imza attılar ve atmaya da devam ediyorlar .

Radyo televizyon telefon derken hepsini bir arada beynimize girecek şekilde tasarladılar ve uyguladılar başardılar şimdi herkes cep telefonu sahibi ve istediğini bir cep telefonu ile yapabiliyor, TV seyrediyor, radyo dinliyor, internet kullanabiliyor, resim çekebiliyor görüşme yapabiliyor yani allınıza gelebilecek her şeyi bir cep telefonu ile hal ediyor…

Bu bilim adamlarımın büyük bir adımı aslında. 

Bu çaba  ve başarı alkışı hak ediyor. 

Ama ne var ki bu teknolojiyi doğru kullanan çok az sayıda insan var, çoğu kişi binlerce parayı verip en üst telefonu alıyor ve sadece fotoğraf çekip sosyal medya üzerinden paylaşım yapabiliyor, aslında elindeki telefonun bir bilgisayar olduğunu ya bilmiyor ya da biliyor kullanamıyor, bu da bu cep telefonuna verilen binlerin heba olduğu anlamına geliyor.

Oysa binlerin ödendiği o süpersonik telefonla günlük işlerini kolaylıkla bir tıkla haledebilir indireceği programla  internet üzerinden banka işlemleri, okul işlemleri, alış veriş , konferans, yazı yazma, meil alıp gönderme gibi bir çok işi bir cep telefonu ile  hal edebilir.

Yani bir çok yol gitmekten yazı yazmaktan kendini kurtarabilir hata telefon üzerinden canlı satışlarda yapabiliyorken sadece bir tek fotoğraf çekimi ve selfiler için kullanılıyor.

Yani bir çok malzemenin değerini bilmediğimiz gibi bunun da değerini çok az biliyor.

Teknoloji ve iletişim kendini her geçen gün güncelliyor, yeni icatlar uygulanalar bir birini takip ediyor be hayatımıza bir şekilde giriş yapıyor he bütçeye uygun olarak icat edilen elektronik aygıtlar alıcısıyla kısa sürede  buluşuyor .

Bu da bizi teknoloji mantarı yapıyor kimi kişiler bağımlı hale geliyor ve teknoloji mim tutsağı kölesi oluyor, gözü başka da bir şey görmüyor sabahtan akşama kadar internette oyunlar selfiler mesajlaşmalar, kendini zerre kadar geliştirmiyor.

Yarının bize ne getireceğini kestirmek zor. 

Ama bu bir gerçek herkes artık teknolojinin bir kölesi adeta TV’siz yapamıyoruz, telefonsuz yapamıyoruz, bu da bizi ‘asosyal’ durumuna düşürüyor yani eskiden can dostumuz arkadaşımızken şimdi can dostumuz telefonlarımız oldu, her otuz saniye de bir çıkarıp ekranı kontrol ediyoruz ve bunu yaparken artık yanımızdakinden de utanmıyoruz, otuz saniye de nelerin değişmesini istiyoruz acaba telefondan ‘Alaaddin’in Cini’ mi çıkacak acaba, çıkop da “dile benden ne dilesen” mi diyecek?

Eskiden misafir veya arkadaşlarımız evimize geldiğinde TV veya radyo kapanır ve koyu bir sohbet ederdik, çaylar kahveler börekler çörekler meyveler gecenin geç saatlerine kadar devam ederdi.

Şimdi öyle değil misafir de gelse dedemiz de gelse Başbakan bile gelse varsa yoksa telefonumuz, yahu acil ambulans şoförü müyüz, itfaiyeci veya acil tıp doktoru muyuz ki, bize mesaj gelecek, otuz saniyede bir telefonu kontrol ediyorsun.

Aslında çok ayıp davranışlar bunlar.

Karşımızdaki ile sohbet edeceğimize telefonumuzla uğraşıyoruz paylaşım yapıyoruz çok ayıp görgüsüzce bir hareket, en büyük ayıplardandır bir toplumda eşinizi dostumuzu ailenizi bir telefon uğruna üzmeyin, kırmayım lütfen biraz özveri ve dikkat, boş ve tek başınıza iken sıkılır yada işiniz vardır alırsınız telefonu işinizi tek başınıza olunca hal edin toplum içinde oturuyorsanız telefonu sessize alın ve dinleyin…

Maalesef cep telefonlarımızı toplum içinde kullanırken çevreyi ne kadar rahatsız edebileceğimize genellikle pek önem vermiyoruz. Şu soruları kendinize sorabilir misiniz?

Yemek yerken cep telefonunuzu kurcalıyor musunuz?

Sokakta yürürken önünüzden gelen geçene bakmadan telefona gömülüp dosdoğru gidiyor muzunuz?

Yine sokakta yüksek sesle telefonla konuştuğunuz, kavga ettiğiniz hatta küfürleştiğiniz oldu mu?

Sinemada cep telefonunu uçak moduna almaktansa sesini kapatıp ışığı yandığında çekinmeden mesaj kontrol edip, cevaplıyor musunuz?

Aile toplantılarında sofraya konan yemekleri sosyal ağlarda paylaşıyor musunuz?

İnsanları hiçe sayarak kalabalık mekanlarda yürümeyi engelleyecek şekilde kaç selfie çektiniz?

Her hangi bir restoranda sipariş ettiğiniz menüyü paylaşıyormusunuz?

Yine bir restoranda gelen çağrılara yüksek sesle cevap vermeyi normal buluyor musunuz?

Toplu taşıma araçlarında gelen çağrıları etrafta kimse yokmuş gibi rahatlıkla yüksek sesle cevaplıyor musunuz?

İş ya da arkadaş toplantılarında mesajlaşmak ya da çağrı almak sizce normal mi?

İbadet ederken cep telefonunuza bakıyor musunuz?

Yukarıdaki sorulardan en az 5 tanesine “Evet” cevabı verdiyseniz, üzgünüm toplum kurallarını ve kişisel hakları ihlal eden bir yapıya sahipsiniz.

Şöyle düşünün, bir cep telefonunuz olmasaydı yukarıdaki davranışları sergileyen insanlar hakkında ne düşünürdünüz? Kurallara uymak biraz da empati kurabilmekle ilgili. Sinemada yüksek sesle konuşan birine vereceğiniz tepki, aslında sizin cep telefonun ışını kullanarak mesajlarınıza baktığınızda alacağınız tepkiden farksız.

Sonuçta tüm yukarıdaki maddeler diğer insanların alanlarına saygı göstermemekle ilgili.

Ben şimdiden korktum desem yeridir ve sözü fazla  uzatmayı da düşünmüyorum ..

Dedim ya teknoloji her zaman iyi şeyler getirmez 

Benden söylemesi 

Sevgi ile kalın ..

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2019 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.