Sabahın erken saatlerinde, Batman sokakları tatlı bir telaşla uyanıyordu. Bayram namazından dönen babalar, kapı önlerinde bayramlaşan komşular, evlerinden yayılan tatlı kokuları… Ama en çok da çocukların heyecanı hissediliyordu. Henüz gözlerini tam açamamış minikler bile yeni bayramlıklarını giymiş, heyecanla sokağa fırlıyordu. Bayram sabahı, onlar için yeni bir maceraydı.
Koşuşturan çocukların sesi, Batman’ın her sokağında yankılanıyordu. Ellerinde poşetler, ceplerinde şekerler… Büyüklerin bayramlaşmaları sürerken, asıl bayram çocuklarındı. Küçücük elleriyle kapı kapı dolaşıp şeker toplarken kimisi bayram harçlığı peşindeydi, kimisi ise yeni aldığı bayramlıklarını gururla sergiliyordu. Gözlerindeki ışıltı, bayramın en güzel yüzüydü. Çünkü bayram, en çok onların gülümsemesiyle bayramdı. Her biri, topladığı şekerleri büyük bir zafer kazanmış gibi taşıyordu.
Ve bu coşkunun içinde, şehrin yöneticileri de halkın arasındaydı. Batman Valisi Ekrem Canalp, bayramın ilk günü protokolle bayramlaşmanın ardından soluğu vatandaşların yanında aldı. Şiddetli yağmur, kentin bazı bölgelerinde hayatı zorlaştırmıştı ama Canalp, bu zorluğu sadece uzaktan takiple yetinmedi. Yağmur altında vatandaşlarla bir araya gelip geceyi sahada geçirdi, dertlerini dinledi, onların yanında olduğunu hissettirdi. Bayram sadece mutlu anları paylaşmak değil, zor zamanlarda da el ele vermekti.
Milletvekilleri de bayramda halkın içindeydi. Her biri, bayramı halkla birlikte kutlamak için sokakları gezdi, esnaflarla, ailelerle bir araya geldi. Vatandaşların sıcak karşılamaları, samimi sohbetleri arasında bayramın gerçek anlamını buldular. Sadece protokolde değil, halkın içinde olmak, onlarla birlikte sevinci yaşamak, bayramı daha anlamlı kılmak önemliydi.
Ama bayram her zaman sadece neşeyle dolu değildi… Kimi evlerde çocuklar şeker toplarken, kimi evlerde boş kalan sandalyeler vardı. Trafik kazalarında hayatını kaybedenler, hastane koridorlarında umutsuzca bekleyen yakınlar, çocuk yaşta yitip giden hayatlar… Bayramın buruk tarafı buydu işte; kimi için umut ve sevinç, kimi içinse tarifsiz bir acıydı.
Yine de bayram, paylaşmaktı. Sevinci de, hüznü de… Bir çocuğun eline bir avuç şeker bırakırken gözlerindeki mutluluğu görmek de bayramdı, yağmurda ıslanmış birine şemsiye açmak da. Ve Batman, bu bayramda yine kendine yakışanı yaptı. Hem sevinci yaşadı, hem de hüzne ortak oldu.