Müzisyen enstrümanını satacak duruma gelmişse o müzisyen için SANAT BİTMİŞTİR
Yukarı

Müzisyen enstrümanını satacak duruma gelmişse o müzisyen için SANAT BİTMİŞTİR

Müzisyen enstrümanını satacak duruma gelmişse o müzisyen için SANAT BİTMİŞTİR
Bu içerik 1327 kez okundu.

Yine dolu dolu sanat köşemizle karşınızdayız. Bugün Batman’da müziğin piri diyebileceğimiz çok değerli bir konuğumuz var. Onlarca bestesi olan, farklı enstrümanları çalma yeteneğine sahip ve aynı zamanda Batman’ın tek aranjörü olan Baran Çelebi, müzik hayatını, hayallerini, emeğini ve dinleyicilerden taleplerini bir bir gazetemize anlattı.

Pandemi nedeniyle projelerini askıya aldığı ve ailesiyle birlikte zaman geçirdiğini  belirten Çelebi, pandemiyi de fırsata çevirerek hem gençlere müzik eğitimi hem de müzik eğitmenlerine yeni bir ekmek kapısı açtı. Sözü çok fazla uzatmadan duygu dolu, sanat dolu ve buram buram samimiyet kokan bir röportaj ile sizi baş başa bırakıyoruz.

KENDİNİZDEN KISACA BAHSEDER MİSİNİZ?

1980 Batman doğumluyum. Aslen Diyarbakırlıyım ve 5 kardeşiz. Ailenin en büyüğü benim, evliyim ve 3 çocuk babasıyım.

MÜZİK VE SANAT HAYATINIZ NASIL BAŞLADI, KİMLERDEN DESTEK ALDINIZ?

Müzik hayatım dayılarımın desteği ile başladı. Yunus, Fahrettin ve Doğan Binici kardeşler grubu, Batman’ın ilk yerel sanatçılarındandı. Düğünlere giderken, ben de yanlarında gider be bateri çalardım, müziğin ilk altyapısını onlardan aldım.

NE TÜR ENSTRÜMANLAR ÇALIYORSUNUZ, BUNUN İÇİN EĞİTİM ALDINIZ MI VE EN ÇOK HANGİ ENSTRÜMANI ÇALMAYI SEVİYORSUNUZ?

Genelde bağlama çalarım, ana bran

şım da bağlamadır.  Bunun yanı sıra bateri, basgitar, elektrogitar, akustik ve klasik gitar da çalıyorum. Bunlar arasında en çok keyif alarak çaldığım enstrüman bateridir. Beni deşarj ediyor ve bütün sıkıntılarımı onunla atıyorum.

MÜZİK DIŞINDA ARANJÖRLÜKTE YAPIYORSUNUZ, BUNUN ALTYAPISINI NEREDEN GELİYOR?

Yaklaşık 17 yıldır aranjörlük yapıyorum. Müzikten hiç kopmak istemediğimden dolayı, aranjörlük işine yeltendim. Çok riskli bir iş aslında ama ben bu riski göze alarak, aranjörlük işine başladım. Bir ilk olmasını istedim, bölgemizde bir müzik stüdyosunun olması, kendi halkımız ve sanatçılarımız için iyi olacağını düşündüm ve böyle bir adım attım. Kendi araştırmalarımla aranjörlük işine girdim, her hangi bir desteğim yok. Sadece Mersin’de stüdyo ile ilgili programlarla ilgilenen Selçuk arkadaşımızın program desteğini aldım ve 17 yıldır profesyonel olarak aranjörlük yapıyorum.

SİZE AİT KAÇ BESTE VAR VE BESTE YAPARKEN NELERDEN BESLENİYORSUNUZ?

Evet, bana ait birçok bestem var. Batman’ımızın sevilen sanatçılarından Brüsk Tüzün ve Bamerd Can gibi sanatçı arkadaşlarla, hem beste hem de aranjörlüklerini yaptım. Beste yaparken hiç bir şeyden beslenmiyorum diyebilirim. Benim ki tam tersi aslında, önce müzik yaparım, daha sonra sözleri müziğe oturtmaya çalışırım. Normalde önce söz daha sonra müzik ile tamamlanması gerekir,  ama ben müzik ile haşir neşir olduğum için söz ile ilgili de fazla başarılı değilim, onun için önce müziği yapmaya çalışıyorum. Bu sayede çok şeyde düşünmüyorum. Sadece “Batmanine” parçasını yaparken Hasankeyf’in sular altında kalacağını bildiğimden dolayı onun üzerine bir şarkı yaptım.

PEKİ, ARANJÖRLÜK YAPTIĞINIZ BESTELERDE NASIL BİR YOL İZLİYORSUNUZ?

Aranjörlüğün size vermiş olduğu farklı yetenekler muhakkak vardır. Örneğin, muhakkak piyano çalmanız gerekiyor, piyano alt yapısı ve batı sal bir alt yapı olduğu için bateri, akustik gitar, klasik gitar veya keman gibi enstrümanların batı enstrümanları olduğu için kalıp olarak batı alt yapısı oluşturmak zorundasınız. Bunun haricinde bölgemizde yöresel eserleri yapmak isteyen sanatçı arkadaşlarımızda olduğu zaman, bunu da yöresel enstrümanlarımızla pekiştirmeye çalışıyoruz. Yöresel enstrümanlarımızda asma davul, erbane,  kaval , ney, zurna ve bağlamadır, bunlarla ilgili yol haritamızı çiziyoruz.

ŞİMDİYE KADAR BİRÇOK YERDE SAHNE ALDINIZ, PEKİ BATMANLILARIN SANATA VE SANATÇIYA DESTEĞİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Batman’da birçok yerde sahne aldım. Bunun yanı sıra, yurt dışında yaklaşık sekiz ülke gezdim. Defalarca farklı tarihlerde İstanbul’da çok kez sahne aldım, konserlerim oldu. Batman halkı olarak tamamıyla bütün sanatçılara büyük destekle verdiklerini söyleyemem yalnız ben şanslıyım, yaptığım her sahnede Batman halkı beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı, her zaman arkamda durup destek verdiler. hepsine sonsuz saygılarımı sunuyorum onlara minnettarım.

GELECEK PLANLARINIZ VE HAYAL ETTİĞİNİZ PROJELER NELERDİR?

Geçen sene mart ayına kadar şunu söyleyebilirim ki; günlük, aylık ve yıllık planlamamalar yapardık. Hayatımızla ilgili ama maalesef pandemi sürecinde o kadar insan kaybettik ki, plan ve proje yapmamaya başladık. Çünkü yarın ne olacağımızı bilmiyoruz o yüzden hayat ile ilgili şuan yapmak istediğim hiçbir proje yok. Onun için günümü yaşamak istiyorum, ailemle olmak istiyorum, belki son yıllarım son günümüz son saatlerimizdir ve bu yüzden plan ve projeleri bir kenara bıraktım.

CİZRE VE AMEDSPOR İÇİN BESTELER YAPTINIZ, BATMAN PETROLSPOR İÇİNDE DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Amedspor takımının yöneticileri dört sene önce takıma bir beste yapmam için rica ettiler, ben de seve seve beste yapmaya karar vermiştim. Herhangi bir katkı beklemeden gönülülük ilkesiyle yaptım. Daha sonra da Cizrespor takım yöneticileri beni arayıp, Cizrespor için bir marş yapmamı rica ettiler. Ben de kırmayıp takıma beste yaptım. Yaptığım marşların bu statlarda çalınması benim için bir gururdur. Amedspor ve Cizrespor taraftarlarının bana yaklaşımı ve desteği çok harikaydı. Arkamda durdular. onlara minnettarım. Batman Petrolspor içinse beste düşünmedim. Batman’da yaşıyorum, memleketin tek takımı olan Petrolspor bizim takımımız, ama kendi kendimize gelin güvey olamayız.            Önce takım yönetiminden teklif gelmesi gerekiyor. Nihayetinde bizim işimiz gönül işidir, besteyi kendi kafamıza göre yapıp sunamayız ama teklif gelirse, Batman Petrolspor için seve seve beste yapmaya hazırım.

MÜZİK VE ARANJÖRLÜKTE HEDEFİNİZ NELERDİR?

Müzik ve aranjörlükte hedefim çok büyüktü ama pandemi süreci bütün müzik camiasının korkulu rüyası oldu. Birçok meslek dalı durmazken, müzik sektörü ve müzik sektörüne bağlı olan en az 20 sektör şuan hayatla mücadele ediyor diyebilirim. Müzisyenler bu süreçte inanılmaz sıkıntılar yaşıyor, evini dahi geçindiremeyen meslektaşlarımız var. Müzisyenin evindeki enstrümanlar en değerli varlığıdır, bu enstrümanı satacak duruma gelmişse o müzisyen için hayat bitmiştir ve onun herhangi bir hedef kalmamıştır. Pandemi süreci maalesef müzik sektörünü tamamıyla parçaladığı için şan müzikle ilgili herhangi bir hedef belirleyemiyoruz. Yaramız büyük çünkü, müzisyenlerde bu sıkıntıyı kaldıramayıp psikolojik sıkıntılar yaşayanlar oldu, hatta kalp krizi geçirenler bile oldu. Geçen günlerde Türkiye’nin en önemli müzisyenlerinden bir tanesi olan İsmail Soyberk’de yaşadığı büyük sıkıntılardan dolayı kap krizi geçirerek hayatını kaybetti. Hiçbir desteğin gelmemesi bizi son derece üzüyor, bu sıkıntılarda ne proje ne de beste yapabiliyoruz.

SOKAKTAN GELEN TEPKİLER NASIL, TANINIYOR MUSUNUZ?

Batman, İstanbul ve bölgenin birçok cadde sokaklarında gezdiğimizde çok güzel tepkiler alıyoruz. Bu bağlamda insanlarımızın sanatçısını sahiplenmesi, hayranlık duyması çok güzel bir şey. Fotoğraf çektirmek ve sohbet etmek isteyenler ile karşılaşıyoruz. Bu hayranlık bizi çok sevindiriyor, hepsine çok teşekkür ediyorum. Arkamızda durdukları sürece, sanat ile ilgili başaramayacağımız hiçbir şey yok. Pandemi sürecinde müzik tamamıyla bitti. Sanatı büyük derecede etkiledi ama biz pes etmedik, pes etmemeye de çalışıyoruz. Bununla ilgili bir müzik evi kurdum, stüdyoyu taşıdım, burada dersler vermeye başladım. Pandemi süresinde farklı bir yol çizmemiz gerekiyordu. Bu yolda da şuan yaklaşık 200 öğrenciye ulaştık ve 8 hocamız var. Birebir hiç temas olmadan, sınıflara öğrencileri tek tek alarak ders veriyoruz. İnanıyorum ki; pandemi olmasaydı, öğrenci sayımız binlerin üzerinde olacaktı. Amacımız pandemi sürecini az zararla kapatıp, en azından kendi geçimimizi, yanımızda çalışan hocaların geçimi ve öğrencilerimizi aksatmayacak şekilde bu hastalığı yenmek.

SON OLARAK OKUYUCULARIMIZA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Batman halkından ricam, pandemi süresince kendi sanatçısına biraz daha destek çıksınlar. 600 bin nüfusumuz var, bu nüfusun yarısı bile kendi sanatçısının youtube sayfasına abone olup bir dakikalık  videosunu bile izlerse, o sanatçıya emin olun en azından mutfak masrafını karşılayacak bir miktar gelecektir. Bu sanatçılarımız için çok önemlidir. Halkımızın desteği olduğu süreci verimi büyük olacak ve sıkıntıları da bir nebze aşmış olacak. Bu benim temennimdir, Batman halkından ricamdır. Batman Gazetesi’nin sanata ve sanatçıya verdiği desteklerden dolayı size ve Batman Gazetesi ailesine şükranlarımı sunuyorum.

Etiketler: BATMAN BARAN ÇELEBİ SANAT MÜZİSYEN
Sende Yorumla...