ESKİDEN SAAT YOKTU ZAMAN VARDI!
Yukarı
ESKİDEN SAAT YOKTU ZAMAN VARDI!
AYTEKİN ALPTEKİN

ESKİDEN SAAT YOKTU ZAMAN VARDI!

Bu içerik 114 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Biraz nostalji ye vaktiniz var mı?

Bilmem ama biraz eskiye gidelim istedim bu yazımda.

Eskiden saat yoktu zaman vardı, 

Buna vakit denirdi,

Sabah ezanı vakti 

Öğle ezanı vakti 

Akşam ezanı vakti 

Güneş doğduğu zaman

Güneş batığı zaman

Saat dakika kavramı yoktu sanki…

Saat çok eskiden beri vardı aslında ama herkeste yoktu özelikle Anadolu insanı saati bilmezdi onlar için zaman ve vakit geçerliydi… 

İşte ekim zamanı 

Hasat zamanı 

Kuzuların üreme zamanı 

İlkbahar, yaz, sonbahar kış  

Saat ve dakikalar bilinmezdi 

Her şey doğanın zamanına ayarlıydı… 

Yağmur yağmadan tarlalar sürülüp ekilmeliydi bu da ekim ayını gösteriyordu 

Kasım da odun hazır olmalıydı! 

Aralık, Ocak, Şubat, Mart istirahat ayları idi.

Nisan, Mayıs kuzuların üreme ayı 

Haziran ekin biçme zamanı, Temmuz sapan ile buğdayın işlenip emeklik yapılması Ağustos kurutulacak kışlık sebzeler ayı Eylül kışa hazırlık ayı idi. 

Yani saat yok vakit vardı, oda ezan sesi insanlar erken yatar erken kalkardı, sabah ezanı bir günün başlangıç anonsu gibiydi, ezanı duyan aileler kalkar namaz kılar kahvaltı yapar eşeğini-atını hazırlar tarlanın yolunu tutardı.

Akşam ezanına kadar çalışılır akşam ezanın da eve dönerdi, adeta zaman kavramı vakitler üzerineydi. 

Biri dünyaya geldiğinde işte büyüdü annesine sorardı “ben ne zaman dünyaya geldim” “yaz” derlerdi “kış” derlerdi işte yerde kar vardı hangi saat hangi gün beli değildi dünyaya gelmek önemliydi…

Bu nedenle bu doğum günleri saçmalıkları yoktu. 

Eylül ayı genelde evlilik ayı olarak bilinir hala bu gelenek vardır, etkinlikler Eylül ayında yapılırdı zira Eylül ayında herkes ektiğini satmış ektiğini ekmiş para da kazandığı bir aydı ve bu ay yapılacak bütün özel işler hal edilirdi, oğlan mı sünnet edilecek Eylül ayı ( güz ayı yani ) oğlan mı evlenecek Eylül ayı bu otuz gün tamamen özel işler için kullanılan bir aydı güz zamanı.

Aileler maddiyata çok genişlemeye çalışırdı, bolca çocuk yaparlardı zira tarlada ahırda iş gücüne ihtiyaç vardı, birde erkekler çabuk evlendirilir başı bağlanır bu da aileye bir elaman gibi gözükürdü, onlarda çocuk yapacak ve bu da daha çok tarla daha çok arazi daha büyük koyun sürüsü anlamına geliyordu.

Üstelik para yok pul yok bulgur ve yoğurt ayran vardı!

Okuma yazma da olmadığı için hesaplar taş ile yapılırdı, mesela ahırda kaç koyun varsa ahır girişine o kadar taş dolu bir çanak konulurdu ahıra giren her koyun için bir taş diğer çanağa aktarılıyordu, fazla taş kaldınız diye bir koyun eksik demekti… 

Hasat zamanı da buğdaylar çuval üzerinden hesaplanırdı, işte un çuval bez çuval eğer teneke varsa bir teneke on teneke yüz teneke buğday arpa yada mercimek yani terazi kantar yoktu. 

Gün içinde vakti güneşin pozisyonu belirler güneş ortada ise öğle batta yönelmiş ise ikindi batmak üzeredir akşam üstü ay dışarıda ise gece. 

Hatta ramazan ayı bile ayın Hilal şeklinde görünmesi ile başlanırdı ayın bir sonraki görünmesi bayram anlamına gelirdi şimdi de bir çok islam ülkesi buna dikkat eder.

Eskiler zamanı anlamak için tarlada bir düz ağaç keser ve dik şeklinde bir düzlüğe koyardı ağacın gölgesi tıpkı bir saat gibi işer soldan sağa gölge hareket eder ve namaz saatleri belirlenirdi.

Bu Çinlilerin kullandığı bir zaman şekliydi aslında, saat çıkmadan önce ve uzun bir süre kullanıldı bu sistem kafa çalışıyordu yani. 

Saat hayatımıza girdikten sonra insanların yaşam tarzı da değişti saat eşittir zaman…

Oysa dünya bir saate tabi değil kendi etrafında döner gün olur doğar batar güneşin etrafında döner yıllar mevsimler oluşur saati biz kendimiz bulduk ve hesabımızı yaptık. Dünyanın dönüşüne göre ayarladık böylelikle zaman oluşturduk kendimize ve herşey çok daha rahatladı zira zaman insan için en önemli şey peşin peşin ödediğimiz tek şey ve durdurmamız imkansız yaşadığımız sürece tabi.

Bu gün biraz nostalji yaptık dilimiz döndüğünce yanlışımız olabilir af edin olmadıysa dua etmeyi unutmayın sakın… 

Hoşçakalın ..

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.