TEMİZ BİR NEFES ALMAK İSTİYORUZ
Yukarı
TEMİZ BİR NEFES ALMAK İSTİYORUZ
RAMAZAN ALPHAN - Çevre Yüksek Mühendisi

TEMİZ BİR NEFES ALMAK İSTİYORUZ

Bu içerik 27554 kez okundu.

21. yüzyıldayız ama çağdışı bir uygulamayla karşı karşıyayız.

Ürün hasadından sonra arta kalan anız yakılıyor,

Ve bu uygulamadan toplum olarak çok ama çok muzdaribiz.

Anayasamızın 56. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” İfadesi ile güvence altına alınmış olan hakkımıza kast ediliyor.

Topraklarımız verimsizleştiriliyor,

Havamız kirletiliyor,

Sağlığımız tehlikeye sokuluyor

Bu vahşi ve barbarca uygulamayla.

İlimizde en güzel mevsim olan sonbahar kâbusumuz oluyor.

İlimizde düzenlenen Çalıştaylar,

Çiftçilere verilen eğitimler,

Anızı yakanlara kesilen cezalar ile

Anız yangınları yok denecek kadar azaldı

Ancak şimdi de Bismil ve Silvan köylerinden kaynaklı anız yangınlarından maalesef çok fazla etkileniyoruz.

İlimiz sınırları dışında olduğu için yetkililerin eli kolu bağlı ama buna rağmen Sn. Hulusi ŞAHİN Bismil ve Silvan Kaymakamları ve Diyarbakır Valiliği ile görüşmeler yaptı. Bu konuda kendisine şükranlarımızı sunuyoruz.

Ama anızlar hala yanıyor ve Batman Eylül-Kasım aylarında nefes alamıyor.

Peki nasıl önlenir bu vahşice ve bilinçsizce uygulama

Bu vahşet ve bu eziyet nasıl son bulur

Öncelikle komşu İlimiz Diyarbakır da bu konuda Batman gibi kararlı ve ısrarlı olmalı. Çiftçilere bu konuda eğitimler verilmeli ve bilinçlendirilmeli.

Anız yangını tespitlerinde teknoloji kullanılarak dronelerle tespit edilerek anızı yakanlar kesinlikle cezasız kalmamalı hatta 73 TL olan anız cezası yasal düzenleme 10 kat artırılmalı,

Toprağı, topraktaki canlıları ve dumandan etkilenenlerin canını yakanın canı yanmalı,

Anızı yakan tespit edilmediği durumlarda tarla sahibi veya tarlayı işleten sorumlu tutulmasını gerektirecek yasal düzenleme gerçekleştirilmeli,

Hatta nasıl ki evladına sürekli kötü muamelede bulunan ebeveynlerden evladı devlet tarafında alınıyor

Aynen öyle de anız yakma fiilinde ısrar edenlerin topraklarına el konulmalı ve hazineye devredilmelidir.

Çünkü toprak içindeki binlerce canlılarla birlikte canlı bir mesken,

Pandemi döneminde her Ülke kendini karantinaya aldığında daha çok anladık tarımın ve toprağın değerini,

Çünkü hiçbir ülke başka bir ülkeden bir şey almıyor ve satmıyordu.

Tarım üretim potansiyeli iyi olan Ülkeler bu durumdan etkilenmedi ancak tarım üretiminde kendi kendine yetemeyen Ülkeler büyük sıkıntılar yaşadı.

Anız yakan toprağı öldürür

Toprağı öldüren geleceğini bitirir.

Anız yakan toplumun sağlığını bozar.

Yakmayın artık şu anızları

Bu güzel sonbahar günlerinde temiz bir nefes almak istiyoruz.

 

 

Sende Yorumla...