İKİNCİ BİR ŞANS MUHAKKAK TANINMALI
Yukarı
İKİNCİ BİR ŞANS MUHAKKAK TANINMALI
AYTEKİN ALPTEKİN

İKİNCİ BİR ŞANS MUHAKKAK TANINMALI

Bu içerik 366 kez okundu.

Sevgili dostlar

Etrafımızda cezaevinde olan veya yargılanan, hatta cezaevinden çıkmış bir sürü insan var.

Biz bunlara “kader mahkumu” diyoruz.

Aslında cani ve yüz kızartıcı tacizcileri ayırırsak bunlara “kader mahkumu” diyemeyiz, geriye kalan bu insanları nasıl biliriz onları bu kötü yola sokan sorun ne onu düşünmeliyiz?

Biraz araştırma yaptıktan sonra bu insanların çoğunun yaşadığı zorluklar ortak Ekonomi!

Her kes aynı koşularda dünyaya gelmiyor, toplum içinde kişiler arasında yaşam şartlarını göz önüne alırsak uçurumlar var.

Kimi itilip kakılmış, kimi yiyecek bulamamış, kimi de hayattan intikam almaya çalışmış.

Evet, bu yaptıkları çok yanlış zaten ceza çekiyorlar.

Ama bu insanları topluma kazandırmak için ne yapıyoruz?

Bizce koca bir ‘hiç…’

Onlardan uzak duruyoruz, kınıyoruz, dışlıyoruz, hayatı tecrit ediyoruz, doğruya doğru ..

Böyle olunca da bu insanlar kimseye saygı göstermiyor, adeta suç makinasına dönüyor.

Oysa tümünü kurtaramasak ta bir kaçını topluma kazandırabiliriz.

Bunun için biraz naif ve karalı olmamız yeterli olur.

Her insan ikinci bir şansa ihtiyacı olabilir.

Her dünyaya gelen bebek hayata masum ve suçsuz başlar, bunu unutmamak gerekir.

Vakti ile bir derviş ile harami bir mağarada yolu kesişir

Mağaraya giriş yapan harami, derviş'in namaz kıldığını görünce sesini çıkarmaz ve bir köşede oturur. Namaz bitiminde harami, Derviş'e der ki; “Ben hırsızım, bu akşam burada beraber kalacağız” der. Allah (C.C.) bu Derviş'e her akşam bir elma kısmetini yollarmış, Derviş’te “yemek zamanı geldi” der. “bende bir yemek yok, Allah’ım bana her gün kısmetimi yollar” der ve geriye yönelir. Bir bakmışlar ki,  arkada bu akşam iki elma vardır. Şaşırır, ama bir elmayı alır gelir ikiye böler bir kısmını haramiye verir. Gece olmuştur, uykuya dalarlar. Bir melek gelir Derviş'i alır cehennem kapısına koyar. Derviş uyanır bakar ki cehennemin kapısın da ödü patlar, yalvar, yakar “ben ne suç işledim de cehennemin kapısına geldim?” diye sorunca oradan bir ses “hak yedin” der. Derviş “ne hakkı kimsenin hakkını yemedim” deyince yine bir ses,  “sana gelen Tanrı misafirinin elmasını kısmetini vermedin, oysa biz sana iki elma yıkamıştık” diye ikinci nida geldi. Derviş, “ama o bir harami” deyince “olsun o harami senin boğazını kesebilirdi ama sen namaz kılıyordun o da sana rıza gösterdi, sen bu rızayı göstermedin, açın cehennemin kapısını” der.  Derviş'in gözleri açılır ter içinde ve korku ile “aman Allah’ım” der ve koşar haraminin elini eteğini öper, helal etmesi için yalvarır…

Sevgili dostlar bu bir rivayet olsa da dinimiz “af etmek en büyük hayırdır” der. Hayatın içinde kötüler hep olacaktır, bu da iyileri görmemizi sağlar hayatta hiç bir şey imkansız değildir.  

Bu insanlara nasihatin, iyi ahlakın yanı sıra işte vermeliyiz.

Zira ekonomik durumu iyi olan kişiler kötü alışkanlıklardan uzak durur.

Açık ceza evlerin de bir çok atölye kurularak bu kader mahkumlarına mesleki eğitim verilmekte, amaç hem ıslah etmek hem de buradan çıktıklarında bir iş bulmalarını sağlamaktır. Bu çalışmalara halk olarak destek verirsek suç oranını askeriye indirmek mümkündür.

Fakirlik kader değil, tembelliğin işaretidir. Çalışmak isteyene iş çok aslın da ama kimi zor görüyor, kimi zaman ayırmıyor, kimi küçümsüyor. Avrupa'da iki kişiyi durdurup sormuşlar biri “ben komşuların çöpünü topluyorum” der diğeri de “komşuların kanalizasyonlarını temizliyorum” der gururla…

Bizde de böyle aynı düşünce olmalı.

Herkes her an mahkum veya suçlu olabilir, bunlar an meselesi kim bile bilir  ne olacağını?

Bu kader mahkumları toplumun bir parçası onları görmemek sahiplenmemek geçici bir rahatlık doğrusu bunları eğitmek hayata tekrar başlatıp yeni bir sayfa açtırmak

Sevgilerimle

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.