TALİH KUŞU!
Yukarı
Advert
TALİH KUŞU!
AYTEKİN ALPTEKİN

TALİH KUŞU!

Bu içerik 600 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Bu gün size ‘talih kuşu’ yani Mili Piyango’nun tarihini ardından da talihsiz kuşları anlatmak istiyorum.

Mili piyango Türk Hava Kurumunun güçlenmesi için ‘tayyare cemiyeti piyangosu’ adı altın da 1926’da yılbaşı gecesinde düzenlenmiş ve gelirinin büyük bir bölümü Türk Hava Kurumuna ve Okul ve Hastanelere ayrılmış bir kısım para da talihliye verilmişti.

1939’da ise Mili Piyango idaresi kurulmuş, biletin ismi milli piyango olarak Türk Dil Kurumu olarak düzenlenmiş ve biletler satışa sunulmuştu.  

Daha sonraları bu kampanya her ay sonra da artan taleple iyi bir gelir edilince ayda üç çekiliş yapılmış geliri de çeşitli kurumlara pay edilmiş bu sistem hala devam etmektedir. 

Yılar içinde ikramiye tutarı artırılmış özel günler de özel çekilişler 23 Nisan, Bayramlar, 19 Mayıs, Yılbaşında ise büyük ikramiye ile halkın hayali umutlarında büyük bir rol oynamıştır. Piyango biletini alan kişiler hayale dalarken devlette bilet satışından küçümsenmeyecek bir gelir elde etmiştir.

Adına talih kuşu dense de ikramiyeyi kazanan kişilerin akıbeti pekte iyi olmamıştır, çoğu borç batağın da ölmüş ve bir ekmeğe muhtaç kalmış bir sürü gerçek hikaye mevcuttur… 

Buna rağmen her yılbaşı çekilişinde insanlar bilet almak için şehirden şehire sipariş vermekten şanslı gişeler önün de kilometrelerce kuyruk oluşturmaktan vazgeçmiyorlar. Hatta bileti alırken bir sürü dua okumaktan vazgeçmiyorlar. Oysa ki dinimizde haram olarak biliniyor buna rağmen kısacası umut ve hayaller parayla satın alınıyor. 

Yılbaşı sonrası hayal ve umutlar başka yıla kalıyor bir veya bir kaç kişi hariç ve bu talihliler genelde bilinmiyor ortaya çıkmıyor var ile yok arasında  da bir şey.

Hatta piyangoyu kılpayı kaçırıp intihar edenler bile var.

Yıllar sonra okuyoruz, hüsran diz boyu. 

“Vay akılsız, nasıl yedin? ‘aptal’ desek bile gerçekten bu para nasıl bu kısa sürede tükenir, yenir?” ama yanıtı yok. 

Sanki bu paranın üstün de bir lanet var, kimse iflah olmamış ya da yazılan çizilen yalan.

Piyangodan sonra hayatımıza bir çekiliş daha girdi 

Adı Sayısal Loto, Amerikan köken ki bir oyun 49 sayının içinden altı sayıyı tahmin edeceksiniz, hepsi bu ilk çıktığında  fiyat hem ucuz hem de seçenek ve şans faktörü fazla olunca hemen benimsendi ve piyango gişelerinde makineler kuruldu, yurdun dört bir yanına dağıldı. 

Piyangonun tahtını salladı adeta, piyango idaresi baktı gelir iyi Çarşamba gününe de başka bir çekiliş koydu, o da şans topu, yetmedi ardından pazartesi On Numara ve sonra Süper Loto böylece haftanın dört günü çekiliş birde piyango bileti bu da beşincisi gelsin paralar...

Zaten her kuponun arkasın da kazanılan gelirin dağılımı yazılı gelirin nereye gittiği belli yani.

Ama umutlar bir süre sonra bağımlılık ve kazanma arzusu bir çok evi ve aileyi zora sokmuştur.

Bu oyunlarda büyük-küçük kazançlar olmuş ve bazı kazançlar adeta dudak uçurtmuştur. Ama talihliler her zaman ki gibi kara batak… 

Buraya kadar normal diyelim ama bazı oyunlar var işte o oyunlar katlamalı ve  topluma çok zararlı bir sistem olduğu da açık. 

Eskiden büyük şehirlerde  at yarışları ile oynanan kupon ve hastalık haline getirilen yarışlar ve bağımlıları gün geçtikçe açılan hipodromlar yüzünden maalesef burada da bir çok hayatın erdiğini yol olduğunu okuyor ve üzülüyoruz.

Sevgili dostlar 

Gelelim en kötüsüne o da bahis.

Bilindiği üzere futbol insanlar arasında en sevilen spor müsabakalarından biridir. Seken topu seyrederken büyük bir heyecan içinde kalırız, çokta büyük zevk alırız, bazen üzülür bazen sevinir ama dostlar ardında konuşur, sohbet konusu olur, tartışılır, haftaya tekrar randevulaşılır bu spor ve eğlence adına çok güzel bir şey. 

Ama futbolumuza İddia girdiğinden beri ada ta bu güzellik kabusa döndü.  

Etrafta bir sürü iddia bayii ve iddia oynayan insanlar son günlerde bu öyle bir hal aldı ki baş etmek imkansız oldu.

Adeta kumar yüzünden evini satıp oynayan arabasını satıp oynayan borçlanıp oynayan yani öyle böyle değil tam bir bağımlılık çevremde dahi borç sapağına saplanmış insanlar var. Bunun yanın da korsan iddia salonları bile var,  mantar gibi her yerdeler. İnanın gençliğin yakasına yapışmış bir kan emici kene, kolay yoldan kazanç zanneden kişiler kısa süre sonra meteliksiz kalıveriyor ve her geçen gün birileri çıkıyor “ben bu işi iyi bilirim, kazanırım” diye hatta gazeteler bile tüyo verip insanları yönlendiriyor

Önüne geçilebilir mi bilmem ama resmen bir gençlik bağımlı oluyor 

Sevgili dostlar 

Her kötü alışkanlık “bir sefer deneyelim, ne çıkar?” ile başlar

Talih oyunları bir şans gözükse de milyon da bir şans anlamına geliyor. 

Oysa 10 lira bir paramız olduğunu düşünelim bir ekmek bir makarna bir paket margarin karnımızı doyururuz, hata bir misafir bile alırız.

10 liranın aylık toplamı üç yüz TL, bu da bir para sonuçta bu parayı yok yere şansa kumara vermek aptallıktır. 

İnsan doğarken şanslı doğar, kimi patiskaya kimi  ipek’e, sonradan zenginlik helalinden çalışma ile olur bir çalışırsın…

Allah bereketini verir, yürür gidersin başkası parayı başka türlü kazanmış onu da Allah'a bırakacaksınız kendi kısmetinizle yetineceksiniz, en hayırlısı bu olsa gerek… 

Sürçülisan ettiysek af ola.

Sevgi ile kalın 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.