EVİMİZDEKİ HAİN
Yukarı
Advert
EVİMİZDEKİ HAİN
AYTEKİN ALPTEKİN

EVİMİZDEKİ HAİN

Bu içerik 245 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Yaşımı söylemeyeyim, bizim kuşak diyelim bir dönem sinema ile büyüdük, o beyaz perdenin atmosferi bizi çok etkilerdi, çocuktuk ve kavgalı yumruklu karateli filmler ilgi alanımızdı her asılan yeni gelen afiş bizi heyecanlandırırdı ve bu filime gitmek içim harçlığımızı diyemem harçlık yoktu zaten çalıştığımız parayı toplar sinamaya  giderdik. Çıkışta ya kendi aramızda ya başkalarıyla filmlerde gördüğümüz uçan tekmeyi ya da yumruğu kesin denerdik hata bazılarımız kendini öğle kaptırdı ki ev de elini sıcak kuma sokup çıkaran halter yapıp kas yapan ikinci kattan atlayan da vardı 

Yani işin özü sinama  bizi etkiler ve  biz de bu etkiden etkilenirdik. 

Sonra Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay ve İbrahim Tatlıses’ler sinamaya adımını atı her kaset ve plakları sonra şarkı ile ilgili bir senaryo filmleri, zengin kız fakir oğlan maceraları ,’batsın bu dünya’  veya ‘yalan  dünya’ derken bir kuşakta böyle büyüdü.

Ardından da siyasi filmler devreye girdi ve gençlik bir şekilde ikiye hatta üçe ayrıldı.  Kardeşlerin arasına giren beyaz perde adeta ilerde ciddi sorunların yaşanacağının bir habercisi idi. 

Yıllar geçti  ve televizyon sinamaları tahtan indirdi. 

Artık her evde bir televizyon vardı ve insanları ekran başında tutuyordu.

Haberler, Yurttan Sesler ve yabancı bir iki film bile insanları ekran başında tutabiliyordu. Tv haberleri de artık başbakanları bakanları cumhurbaşkanlarını görebiliyorduk ve bir süre siyah beyaz kalan ekran daha  sonra renklenecek ve videolar her evde olacaktı ve bunu fırsat bilen video kiralama dükkanları mantar gibi çoğalacaktı bu dükkanlarda  bütün filmlerin kopyası vardı 

Artık sinema eve girmişti 

O dönemin küçük Emrah'ı herkesi özelikle annelerin gözlerinde yaş bırakmıyordu 

Bu evdeki huzurun kaçmasının bir dönüm noktasıydı 

Zira her filmde  de kadınlar eşlerine şüpheyle bakmaya başlamıştı 

Sonra Tv bir hamle daha yaptı formatını düzelti yabancı diziler satın aldı bunların başın da ‘Dallas’ geliyordu. Filmdeki karekterlerin ismi hala unutulmamıştır her Pazar akşamı oynar ve her Pazartesi insanlar o karakterleri konuşur saniye saniye anlatır ve gelecek bölüm için yorum yapardı. Sinama ve  video ve televizyon bunların üzerimizdeki etlisi kaçınılmazdı artık 

Genç erkekler büyük şehirlere kaçıyor, kızlar artık her evliliğe rıza göstermiyordu.

Elektriğin köylere kırsal kesimlere gitmesi ile köyler adeta boşaldı, ağalık-paşalık devri bitti tabi et, süt yoğur ve doğal hayatta bitecekti 

Aileler çaresiz kalddı adeta 

Zira beyaz ekran dünyayı ayaklar altına seriyordu, hele İstanbul artık herkesin rüyası idi 

Bir süre gelgitten sonra Tv bir hamle daha yaptı ikinci kanalı devreye aldı ve ardından özel tv’ler işte asıl meşale orda yandı.

Zira özel tv’ler daha cömert daha dekolte ve daha boşa dönüktü.

Ryting daha ortada yok iken özel televizyonda yasaklar yok iken Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur sonraki saatlerde oryantelli kırmızı noktalı şovları insanları ekran başına kitledi adeta bir iki özel kanaldan sonra bir sürü kanal devreye girdi ve diziler hayatımıza Mariana ile yani Brezilya dizileri ile yeni bir dönem başlattı.

Ardından sinama bitince Yeşilçam dizileri keşifettii ve Yeşilçam evimize taşındı.

İlk başta masum aşk dizileri arkasından aile düzenimizi sarsacak diziler ailede herkes birbirine bu diziler yüzünden şüphe ile bakmaya başladı.

Diziler yüzünden komşuluk ziyaretleri bitti aile yapıları sarsılmaya başladı. 

Aile içindeki saadet ve kutsallık bitti, toplum olarak derin bir yara almaya başladık.

Bütün herkesi, yaşlısı-genci mutlaka bir veya iki takip etiği diziler var,  bazı diziler şiddet içerse de yayımlanmaya devam ediyor ve gençler bu sanal alemden  yani evdeki hainden etkileniyor artık.

Silaha sarılıyor, aptlaca mayavari haraketler yapıyor, kızlar, kadınlar dizilerden etkileniyor ve en yakınındakini  suçluyor, kırıyo,r küsüyor, yargılıyor oysa evdeki hain para kazanmaya  devam ediyor. 

Toplumumuzun yüzde 90’ı müslüman gözükse de yüzde 35-40’ı ancak muhafazakar takılıyor artık kimse kimseye diş geçiremiyor kişiler doğru yanlışı gereken yerden değil sanal alemden alıyor konuşmamız değişiyor hal ve hareketlerimiz de bize hiç yakışmıyor 

Evde ki hain işlevine devam ediyor 

Maalesef gerçekler böyle.

Şu anki boşanmalar, ayrılıklar ve ölümlerin nedeninin sebebi az da olsa  televizyon ve yayınlarıdır.

Televizyon masum değil bu konu da 

Hele sosyal ağ ve telefon da eklenince vay halimize gelecek nesli hayal edemiyorum bile.

Keşke herkes bu mevzuyu dert edinse

Bana bu son noktaya kadar sabır ve merak gösterdiğiniz için teşekkürler 

Sevgilerle…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.