AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR
Yukarı
Advert
AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR
AYTEKİN ALPTEKİN

AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR

Bu içerik 180 kez okundu.

Sevgili dostlar

“Ağaç yaşken eğilir” atasözü boşuna söz edilmemiş.

Bir insana yol ve yön vermek için çocuk yaşlarında başlanmalı

Bir insan erişkin oldu mu artık ona bir şey veremezsiniz

Okul ve diğer eğitimler bu yüzden çocuk yaşta başlatılır ve öğretilir

Bir insan yedisinde de neyse yetmişinde de aynı huydadır değişmez ..

Bazılarımız dost eş ve akrabalarımızın bazı huylarını beğenmeyiz ve değiştirmek için uğraşırız

Mesela namaz kılmıyorsa namaz kıldırmaya çalışırız

Yada kahvede okey oynuyorsa oynatmamaya çalışıyoruz ama nafile bir gayret içindeyiz

Bazen “arkadaş bırak şu sigarayı deriz” dediğimize pişman oluruz ya arkadaşımız bizi tersler ya da arkadaşlığımız biter.

Bu hep böyledir.

Fakat birileri ısrarla insanların üzerine gider ve bazen bu ısrar şiddete kadar ilerler.

İşte baba oğlunu evden kovar, anne kızı ile bozuşur veya huyunu değiştirmek için şiddete başvururken  kan akar hayat durur!

Bazen karı koca arasın da otuz yol sonra boşanma olur.

Sebep bir sürü sebep birbirinizi tanımamışız Yok alkolü var Yok kumarı var Yok başka huyu var felan filan

Ve karşımıza bir sürü çıkmaz ve kaos

Çarpık bir toplum modeli.

Sonuçta ne var asıl sebep insanların birbirimi iyi tanımamasıdır.

Gereğini zamanın da yapmamaktır.

Çocuğa zamanında yol yordam iyi bir eğitim veremeyen bir ebeveyn ileriki zamanlarda sıkıntıya girmesi kaçınılmaz olur.

O çocuğu büyümüştür ve ne yaparsanız yapın bir daha istediğiniz norma gelmeyecektir, zira iyi yetiştiremediniz yapacağınız sonradan baskı size bir şey kazandırmaz sadece üzer.

DÜNYANIN SONU DEĞİL!

Aynı şekilde aile içinde karı koca için de geçerli

Eskiler bilir nişanlılık dönemi çok güzel uygulanıyordu bir iki ay çiftler nişanlı kalır kendilerini sınarlar konuşurlar gezerler vakit geçirirler tabi bir terbiye de vardı eğer şartlar huylar birbirlerine uyarsa bu iş nikahla sonlanırdı ha anlaşamadılar yüzük iade edilir ve herkes başka bir arayışa giresi neden çünkü insan kendine eş arıyor zalim ve huzursuz bir hayat değil.

Sonradan kimse değişmez, zaten değiştiremezsiniz.

Çoğu evliliklerde eşlerden biri diğerini alttan alır küçük anlaşmazlıklar hal olur

Ama ciddi sorunlar çok büyük trajedilere neden olabiliyor maalesef.

Çocukken alınan her ders ve eğitim ileriki yaşlarda kişiliğine oturur.

Bu ister aile terbiyesi olsun ister okul eğitimi olsun çocuk yaşlar çok önemli bazı aileler buna büyük önem verirken bazı aileler umursamaz ve işi akışına bırakır ki en büyük hata da bundandır, asla işi şansa bırakmamak gerekir çocuk eğitimi şart geleceği tamamen sizin vereceğiniz bilgi ve beceriye bağlıdır.

Anaokulu ve ilkokul eğitimin bel kemiğidir, burada alacağı iyi bir eğitim orta lise ve dengi okullarda başarının anahtarı olacaktır, alt yapısı düzgün olan bir çocuk her türlü başarıya imzasını atar.

Çocuk eğitiminde herşeyin bir ölçüsü olması gerekir, işte dini konular ahlaki konular görgü kuralları gibi ana konuları yerinde ve ölçülü verilmeli birini diğerinden öne çıkarmak çocuğun bir konuda başarılı olmasını sağlar ama eşit ağırlıklı bir eğitim daha kaliteli bir yetiştirme tarzı olabilir.

Toplumdaki tüm çocuklar üzerinde biz büyüklerin hakkı vardır, zira geleceğimizin mimarı olacak çocukları korumak kollamak hepimizin görevi unutmayalım.

Ağaç yaşken eğrilir

Ekonomisi düzgün, siyaseti düzgün, çalışkan ve üreten bir toplum yaratmak çok zor değil.

Bunu çoğu Avrupa ülkelerin de görüyoruz, izliyoruz.

Aileler öyle bir sindirilmiş ve eğitilmiş ki 18 yaşına gelmiş bir insan artık yuvadan uçuyor ve kendi ayakları üzerinde durabiliyor, bu da gurur verici bir durum zira çalışma nedir biliyorlar, ekmeğini kazanması gerektiğini biliyorlar.

Bazen geç evleniyorlar bunun sebebi aradığı eşi bulabilmek ama bulguları sağlam zemine oturtuyorlar boşanmalar çok az darp ve zülüm çok az zaten cezalar çok ağır kimse göze alamaz olmadı ayrılır herkes kendine yeni bir yaşam arar zira hiç bir şey dünyanın sonu değil.

Biz de tam tersi her şeyi zorluyoruz, sabrımızı sabırsızlığımızı kıskançlığımızı sonra bardak taşıyor ölümler ayrılıklar şiddet.

Olmaması gerekenler olmuyor, uymuyorsa herkes kendi yoluna gidebilmeli işte medeniyet budur.

Efendim “beyaz gelinlikle geldin beyaz kefenle gideceksin” böyle bir mantık var mı?

Asla olmamalı evlilik varsa boşanmada var dinimizde yeri vardır.

Yukarda dedim ya huylu huyundan vazgeçmez, o insanı eşinizi dostunuzu çok seviyorsanız katlanmak için mücadele edersiniz ki bu en iyisidir, yok eğer sevmiyorsanız dünyanın sonu değil yeni bir eş yeni bir dost ve arkadaş ve iş bulabilirsiniz,

Bu dünyanın sonu değildir.

Sevgi ile kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.