SANAT OKULU FUTBOL OKULU!
Yukarı
Advert
SANAT OKULU FUTBOL OKULU!
AYTEKİN ALPTEKİN

SANAT OKULU FUTBOL OKULU!

Bu içerik 180 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Yaşı 50’nin üzerinde olanlar sanat okulunun bir okuldan çok bir futbol okulu olduğunu bilir, en güzel hatıra Batmanlılar için bu zaten.

Yıllar önce Endüstri Meslek Lisesi olan ve şimdi de aynı şekilde öğretime devam eden nam-ı diyar Sanat Okulu, aslında teknik öğretimin yanın da futbola da büyük katkılar sunmuştur. 

Sanat okuluna ayrılan alan bir hayli büyüktü ve arka bahçesinde toprak zemin üzerine kurulmuş iki futbol direği  ile Batmanın Futbol Arenasıydı…

Normalde okula ait bir spor alanı olan bu bölge özellikle tatil günleri ve yaz tatilinde mahalli takımların maç ve antrenman sahası olarak kullanılırdı. 

Aslında okul talebelerinden başka kimse kullanamıyordu fakat o dönemin kaymakamı ve okul idaresi bunu görmemezlikten geliyordu. 

Zira her mahallenin bir futbol takımı vardı ve maçlar kıyasıya bir mücadele içinde geçiyordu. 

Batman'da bir sanat okulu sahası bir de Karşıyaka sahası vardı, zaten Petrolspor sahası dışarıya kapalı idi, hatta o aralar Petrolspor ikinci ligde bayağı popülerdi. 

Biz gençlerinde kahve alışkanlığı yoktu, yek derdimiz futbol ve bir takımda oynama fırsatı yakalamaktı, bütün mahalle takımlarını yakından tanır, aynı şekilde futbolcularını yakından bilirdik. 

Zaten herkes iç içeydi, kimi terzi, kimi kaynakçı, kimi pazarcı, kimi bakkal kimi su satıcısı her meslekten oyuncu vardı ve tabi ki kıdem çok önemliydi.

Öyle herkes herkesle ‘senli-benli’ konuşamaz haddini kıdemini bilecek saygı ve sevgi iç içe olacaktı, her takımın işte hocası başkanı malzemecisi sucusu vardı. Doktor yoktu, takım hocaları bu konu ile ilgilenir pansuman gerekiyorsa yapardı, zaten toprak saha yere düştün mü bir yerin kanayacaktı.

Herkesin ayakları-kolları yara bere içindeydi, bir merhem yok sadece penesilin tozu ve tendürdiyor vardı, ‘sar gitsin’ ama sahalardaydık!

Takımlar Karşıyaka, Güneşspor, Mehtapspor, Koçerspor, Sağlıkspor, Kısmetspor bunlar sayabildiniz mahalli takımlardı. 

Ara sıra düzenlenen kaymakamlık turnuvaları vardı, bu turnuvalar çok çetin geçerdi ve gençler büyük ilgi gösterirdi her mahalle takımı bu turnuvaya katılır ve kazanana kupası verilirdi ne para ne armağan, gazozuna yani!

Bu maç ve antrenmanlarda seyirci topluluğu çoktu, tribünü yoktu ama duvarı üzerine oturur maçlarındaki öyle izlerdik, tezahürat oradan yapılırdı bir de atar ve satıcılar vardı, bunlar küllahta çekirdek, soğuk su (tasla ile içerdik) Eskimo, gofret ,sakız gibi o zamanın hitleri idi.

Takımlar maçlara gelir duvar dibinde şortu formasını giyer maça öyle çıkardı.

Bir kulübe soyunma odası, su, duş hiç bir şey yoktu, sadece devre arasında takımların yanlarında getirdikleri su termosu ve bir iki kilo limon onu da ikiye böler futbolcuya verilirdi.

Futbolcu da sıkarak emerek içer enerji depolardı güya su da termosta ama içmek yasak sadece gargara yapardılar sadece. 

90 dakika koş, düşme-kalkma toz duman yare bere içinde bir maç son düdük ve evin yolu tutulur araç yok şehir içi minibüsü yok bu yorgunluk üstüne malzemeni sırtla eve doğru yürümeye başla artık siz bu zorlu yürüyüşü düşünün…

Eve geldiniz babanız sizi bekler başlar kızmaya “bu ne top şeytan işidir, işine bak futboldan ne çıkacak” buna benzer bir sürü lafı da işittikten sonra su varsa bir duş, yemek, biraz istirahat ve akşam futbol analiz “nasıl yendik” ya da nasıl yenildik” derken akşamın bir yarısı olurdu.

Birde bakın bu çok önemli sigara içmek, alkol kullanmak, büyüklere saygısızlık kesinlikle yasak böyle bir hata yaparsanız takımdan direk atılırdınız.

İşte sanat okulunun o arka bahçesi yani futbol sahasından bir sürü futbolcu Petrolspora gitti veya başka takımlara, bir çoğu o disiplinle okuluna gitti doktor mühendis oldu yani adam oldu 

Sanat okulu yetiştirdiği teknikerlerin  yanı sıra  futbola da o dönem damgasını vurdu 

Hem spora katkı sundu hem de eğitime ve hala aynı sanat okulu yerinde ve eğitmenliğine devam ediyor.

Geleceğe belki eskisi gibi futbolcu yetiştirmiyor ama bahçesi yine ana okuluna ilk öğretim okuluna vererek eğitime öğretine katkı vererek Batman'ın gururu olmaya devam ediyor… 

Demek ki hayata nasıl bakarsanız öyle ilerlersiniz, önemli olan felsefenizi korumaktır.

O yukarda kapılarını bize açan ve hem futbol ve spor eğitimi hem teknik eğitim diyerek hepimizin duasını alan nam-ı diyar sanat okulu lisesine şimdilerde ismi Anadolu mesleki lisesi olan Batman'ın gururuna eski ve yeni yöneticilerine gecikmiş olsa da kendi adıma teşekürrü bir borç bilirim. 

Sanırım benim yaşlarında olanlar bana bu konuda katılacaktır.

Teşekkürler sanat okulu bizlerde iyi anılar bıraktığın için ve gençlere kucak açtığın için…

Sevgi ile kalın sevgili dostlar 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.