HUYUMUZ SUYUMUZ DEĞİŞTİ
Yukarı
Advert
HUYUMUZ SUYUMUZ DEĞİŞTİ
AYTEKİN ALPTEKİN

HUYUMUZ SUYUMUZ DEĞİŞTİ

Bu içerik 248 kez okundu.

Sevgili dostlar  

Huyumuz suyumuz değişti 

Artık ağlayacağımız duruma gülüyoruz, gülünecek konulara ağlıyoruz.

Psikolojimiz berbat durumda.

Peki ne oldu bize böyle umursamaz tavrımız, vurdum duymazlığımız ve öfkeli sinirli halimiz?

Tamam ekmek aslanın ağzımda mücadele etmemiz şart.

Yine tamam hayat öncelikleri değişti… 

Eskiden ‘önce can sonra canan’dı şimdi ‘önce canan sonra can oldu’ yani mala daha çok önem vermeye başladık, mal mülk için insanları dostları komşuları akrabaları bile incitmekten kaçmadık kaçınmadık küstük konuşmadık…

Mal-mülk için insanların yaptığına bir bakın hele…

 Peki değer miydi acaba?

Küçükler büyükleri saymaz oldu, büyüklerde küçükleri umursamaz oldu, yaşlıya saygı yok, minibüste otobüste yer veren yok, yani kimsenin kimseye aslında saygısı yok…

Başörtülü genç bacımız yaşlı kadına yer vermez, telefona bakan gözlüklü ve derslerinde başarılı gencimiz kendinden büyüğüne yer vermez.

Biz böyle değildik…

Bunu da geçtik…

Hırsızı, gaspçısı, ahlaksızı, değer bilmezi arttı  ve insanların yolda yürürken bile eve sağlam gideceğinden emin değil.

İnsanların eli, dili artık güven vermiyor.

Endişe içindeyiz. 

Her kavgada ya taraf ya da karşı tarafız… 

Büyüklük gösterip kavganın önüne geçmek yok. 

Ya da seyrediyoruz.

Ölen öldü kalan sağlar bizimdir… 

Trafik derseniz keşmekeş, yer kapmaca oynuyoruz, yol vermek yok aslında bir saat sürücü isek bir saatte yayayız ama unutuyoruz.

Hele şu ters bakmalar yan bakmalar varya, sanki birbirimize diş geçirmeye çalışıyoruz nedenini bilmiş anlamış değilim!

Yani her an hır çıkarmaya hazırız tetikte bekliyormuşuz gibi bir durumumuz var.  

Her şeye muhalefetiz.

Spora sporcuya başkanına siyasetçisine hastaneye okula kasap, bakkala yani alayına isyan! 

Kimse bizi memnun edemiyor… 

Ama her şey anında olsun istiyoruz. 

Elektrik kesilir 2 dakika geçer kıyamet zan ederiz, minibüste 10 dakika ayakta bekleriz kendimizi cehennemde hissederiz, akşam yemek birkaç çeşit olur kendimizi Afrika’lı sanarız.

Sabır, tahammül kalmadı artık bir kaşık suda boğulan tipler olmuşuz.

“O başkan buraya gelecek, o müdür işi bilmiyor, o doktor yanlış ilaç veriyor” yani her konuda bilgimiz var hani! 

Çok biliyoruz maşallahımız var! 

Peki neden?

Nedeni şu hayatı sanal alem sanıyoruz, sanki her şey bir tık ötede internete bir şey paylaşılır, ya da bir yol tarifi alırız ya şak karşımız da işte bizde hayattaki yaşantımızda aynı böyle bir şey istiyoruz bir tık işlem tamam…,

Oysa hayat ve yaşam gerçektir ve yapılacak her eylem için zaman ve bütçe gerekir.  

Her konu enine boyuna incelenip öyle karar verilir. 

İnternete gibi hop karşımız da, değil gerçek hayat! 

Hayatın kuraları vardır ve bu kuralların, kararların çoğunda geri dönüş yoktur “kapat-aç” yoktur, geri alma geri oynatma tuşu yoktur, çünkü yaşanan ve gerçekleşen her şey canlıdır ve anlıktır. 

Tıpkı bir statta maç seyrederken golü kaçırmak gibi canlı izlerken, bir tekrar yok. 

Tekrar sadece sanal alemde olur, TV’de olur ama gerçekte öyle değildir, hayat anlıktır ve anlık yaşanan olaylardan ibarettir… 

İşte bizim sorunumuz ve kişisel bozukluğumuzun kaynağı tam da budur. 

Sanal alemdeki hayata kendimizi fazla kaptırıyoruz ve gerçek hayatla karıştırıyoruz 

Yanlış burada…

Sanal alemin huyumuzu suyumuzu değiştirmiştir ama bir çoğumuz bunun farkında bile değiliz… 

Araç kullanırken yaptığımız hız ve drifler hep bu sanal alemin marifeti aslında, yoksa eskiden de arabamız vardı ama sadece sürüyorduk şimdi öyle değil insanlar sanal alemle gerçek alemi karıştırıp trafiğe öyle çıkıyor ve kazalar sıkıntılar yaşanıyor. 

Aynı şekilde sanal alemdeki bazı şiddet olayları oynarken zararsız gözükse de insanlar gerçek anlamda da yaşamda da aynı duygularla hareket etmekte ve kavgalar dövüşler silahla yaralanmalar ölümler yaşanmakta ve bir sürü insanın hayatı kararmakta ya da vefat etmektedir.

Sanal alemin topluma büyük bir zararı mevcuttur, bu anlamda ‘bana bir şey olmaz durdurup geri sararım tekrar oynatırım’ gibi bilinç altında yatan gerçekler var. 

Oysa gerçekte öldün mü bitti. 

Huyumuzu duyumuzu değiştiren bu sanal canavar ve internet, maalesef toplumu geren, huyunu kökünden değiştiren ve gençleri bir hayale sürüklemekten başka işe yaramıyor. Bu da toplumda istenmeyen olayların yaşanmasına baş aktör olmaktadır.

Sevgi ile kalın 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.