OKUMUYORUZ
Yukarı
OKUMUYORUZ
AYTEKİN ALPTEKİN

OKUMUYORUZ

Bu içerik 606 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Okumaya yedi yaşında başlarız yetmişimize kadar okuruz.

Okul okuruz

Gazete okuruz

Kitap okuruz

Ama hayatı bir türlü okuyamıyoruz, oysa yedi yaşında başlıyoruz okumaya.

İlim-irfan öğrenmeye yani hayatı tanımaya.

Fakat aylar geçer yıllar geçer okullar bitiririz hayat karnemiz yine zayıftır. 

Ortalamayı tutturan veya hayatı anlayan dolu dolu yaşayan çok az insan vardır.

Bu insan sayısı parmak sayımızı geçmez

Peki biz yoksa doğru mu, okumuyoruz hayatı, mektebi, ilmi-irfanı.

Bu soruya evet diyeceğim.

Zira çoğumuz okuduğumuz kitabın sadece başlığını ve ön sözünü okuruz, oysa kitap başlığı ve içeriği farklıdır ya da kitabı alır rafa koyar dostlar alışverişte görsün deriz. 

Tıpkı Kuran-ı Kerim gibi…

Her evde resim gibi, asılı ama açıp okuyan yok, okuyan da içeriğini uygulamıyor.

Bir de kalın bir kitap alıp on sene okuyan var kitap bir türlü bitmez sorduğunuzda “ay çok istiyorum ama fırsatım hiç olmuyor” der.

Bir de saçma sapan kitaplar alıp okuyan var.

Yani beli bir akımı yada yazarı takip edenimiz çok az.

Kitaplar arasına fotoromanıda koysak aslında kitaplar her şeyin yazılı bir şahididir, aslında 

bir kitap ve yazı varsa yazarı da mutlaka var ve kitaplar gerçek yaşamın yazılı arşividir.

Gelelim okul okuyanlara!

Özellikle üniversite okuyanlara

Son yularda nerdeyse doğudan batıya her ilde Üniversite mevcut, her Üniversite de binlerce genç okuyor mezun oluyor fakat çok az bir kısmı kendi mesleğinde bir işe yerleşebiliyor, bu Üniversite mezunları arasında çaycısı pazarcısı  taksi şoförünü bulmak mümkün.

Okumuş, maddi- manevi yıpranmış zaman harcamış ama mesleğinde kariyer yapamamış, peki neden bu bir kader mi? Yoksa bir Üniversite mezunu bölümümü var? Eğer üniversiteli işsiz çoğalmışsa bunun nedeni ne? Veya devlet bu insanlara istihdam sağlayamıyor mu?

Bence bu üniversitelilerin çoğu okumak için okumuş ailesinin durumu iyi okutmuş o da kırmamış okumuş, bir kısmı da istemediği bir bölümü okumak zorunda kalmış ve buna benzer bir sürü neden sayabilirim bu işsiz okurlar için.

Çevrenize bir bakın, Halkla İlişkiler, İletişim, İktisat, Kamu Yönetimi, öğretmenlikler, mühendislikler…

Hepsi işsiz.

Bu liste uzayıp gidiyor bu okurlar maalesef devre kaybı oluyor, işsiz kaldığı sürece bilgisi tecrübesi eriyor ve önüne çıkan ilk iş fırsatına “evet” diyor ailesi ve kendisi için kaybolan bunca yıl ve zaman heba oluyor.

Ama üniversiteler mezun etmeye devam ediyor durup arkasındaki enkaza bakmadan maalesef...

‘Hayaller Paris gerçekler Batman…’

Hayat okulunda ciddi bir kayıp aslında bütün bu yaşananlar.

Bire de gazete okurları var, size en iyi gazete okurları cezaevi mahkumları desem kimse inanmaz ama gerçekten öyle her satırını dikkatlice okurlar hatta bazen iki defa okurlar çünkü zamanları çok ve her haberi oradan takip ediyorlar mahkumların içinde ciddi kitap okurları da var nerdeyse bütün kütüphaneyi yıllar içinde okur ve bazen bir daha okurlar ve bu yüzden çoğunun aklında ya yazarlık yada şiir kitabı yazmak gelir, öyle ki bir çok ünlü yazarın ismini hayat hikayesini bilirler ilginç ama gerçek bir araştırma sonucu ortaya çıkan bir gerçek 

En iyi okur kader mahkumları…

Ama bir çoğu için artık hayatın yaşamın bir anlamı yok, zira dört duvar arasında okumuşsun ne yazar okumamışsın ne yazar! 

“Allah kurtarsın” diyelim.

Gazeteye dönersek gazete aslında bir çok konuyu işler;

Ekonomi,

Sağlık,

Politika,

Spor,

Asayiş olayları

Yazarlar

Karikatürler

Hava durumu

ne ararsanız var…

Ama herkes gazeteyi bir alır ön manşete bakar birde arka manşete döner orta sayfayı bir açar kapatır ve birazdan yiyeceği simit için masaya serer işte bu bütün gazetelerin gerçeği maalesef, oysa gazeteler bir kese kağıdı değildir, okuyucusuna ulaştırmak üzere bir çok kişinin el emeği göz nuru vardır, bu kadarı bile gazeteyi okumak için bir sebeptir oysa yazık çok yazık.

Demek ki okumuyoruz…

Okumayınca hayatı tam anlamı ile anlayamıyoruz, sınıfta kalıyoruz. 

Bu konu hakkında yazılacak çizilecek çok şey var aslında ama uzatırsam okunmayacak sıkılacaksınız kez aynı belki bu son satırına okumayacaksınız ama olsun biz yazalım siz belki bir gün okursunuz. 

Sevgi ile kalın 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.