VİCDAN MAHKUMLARI
Yukarı
Advert
VİCDAN MAHKUMLARI
AYTEKİN ALPTEKİN

VİCDAN MAHKUMLARI

Bu içerik 224 kez okundu.

Sevgili dostlar 

Vicdan mahkumları kendilerini öyle bir cezalandırırlar ki bu cezalarını  ömür boyu çekerler.

Bu, sahibi olan bir ağaçtan bir elma çalmakta olabilir, birilerinin arkasından konuşup on insanların içinde kötü göstermekle olabilir, birilerinin hayatını hayallerini yıkmakta veya kendince hayal kırıklığına uğramakta olabilir.

Bazen yıllar geçse de başını yastığa koyduğunda kendini bir vicdan mahkemesinde görebilir, keşkeler ve pişmanlıklar sabahın ilk ışıklarına kadar insanı rahatsız eder  ve uykusunu kaçırır.

Bazı vicdani kararların düzeltilmesi mümkün olsa da bazıları için geç olabilir.

Bu vicdani mahkemeler bazılarında derin yaralar açar, insanı depresyona ve ya akıl sağlığını bozmaya kadar götürür.

Bazen bu küçük bir yalan bazen büyük bir yalana alet olmak gibi yada bir suça karışmak suçu başkasının üstüne atmak gibi, işte bu vicdani mahkeme insanı boğazını sıkar ve nefes alamayacak duruma getirir.

Vicdan denen his, Allah (c.c.) tarafından insanın kalbine yerleştirilmiş bir adalet hissidir ve bu his insanı çok ama çık rahatsız eder, insan ‘nefs-i kiyas’ yani vicdan ve adaletli olursa yalan atamaz, ileride pişman olacağı bir vicdansızlık yapamaz…(Tabi ki bu insanların sayısı çok az)

Ben büyük şehirlerde yaşadığım için bazı vicdan mahkumları ile tanışma fırsatı buldum, sohbette ettim bu insanlarla.

İlk başta sokaklarda yatıp kalkan şarapçılar bilmem kaç kişi bu insanların iç dünyasını sorgulamış sohbet etme cesareti göstermiştir, ama ben bu insanların bir kaçını tanıma konuşma fırsatı buldum tam düşünülenin aksine korkak ruhları sezizlik ve tenha yerleri seçmeleri ve toplumdan kaçmalarının sebepleri vardır.

Hepsinin vicdani mahkum olduklarını söyleyebilirim, hepsinin hayata ciddi hataları olmuş kimi bu sebepten ailesini ve yakınlarını kayıp etmiş kimi dışlanmış kimi kimsesiz kimi çok ciddi paralar batırmış ve bu onları depresyona ve sahipsizlikleri yüzünden toplum içinde kaçıp bir şişe şarap onları alıp başka bir dünyaya götürmüştür.

Hatalarını bir kaç saat bile olsa unutmalarını sağlıyor, para mal mülkün hiç bir öneminin olmadığını acı tecrübelerle ödemişlerdir.

5 liralık bir şarapla mutlu oluyorlar on lira verseniz kabul görmüyorlar istemiyorlar ve çevreye hem kalplerini hem gözlerini kapatıyorlar, çünkü çektikleri vicdanı azap onların kalbini yüreğini ciğerini çoktan yakmış ve köreltmiş ne para ne pul dertlerine çare değil vicdan öyle bir şey adamı muma çevirir, şimdi diyeceksiniz “bir şarapçı mı buldun bize örnek verecek?” siz herkesi vicdanı rahat mı sanıyorsunuz, şu hapiste yatanlar kader mahkumları vicdan azabı çekmiyor mu, ya da siz dört dörtlük bir insan mısınız? 

Ben değilim mesela, kendimle baş başa kalınca içimde keşkeler oluşuyor ve beni bu rahatsız ediyor. 

Bakın vicdani mahkumiyet bazı insanların aklını başından alıyor biz bunlara halk arasında deli diyoruz ama çoğu doğuştan değil bir çoğu vicdani mahkemeden çıkamıyor ve yeniliyor, sağlığı bozuluyor.

Dedim ya, Allah (c.c.)  vicdani hissi içimize koyarak bir çok hatanın ve suçun önüne geçmiştir.

Allah'ın adaleti tartışılmaz!

Bizim kul olarak ne kadar aciz olduğumuz ortada.

Ama vicdansızlık yapmaya devam ediyoruz, bize ait olmayanı çalıyoruz, hakkımız olmayanı alıyoruz, yalan iftira atıyoruz hal böyle olunca devreye Allah'ın (c.c.) adaleti vicdan mahkemesi giriyor ve bizi mahkum ediyor. 

Allah bizi star etsin ..

Bizi vicdan mahkemesi ile baş başa bırakmasın amin. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.