AZRAİL DEĞİL, EKONOMİ!
Yukarı
AZRAİL DEĞİL, EKONOMİ!
AYTEKİN ALPTEKİN

AZRAİL DEĞİL, EKONOMİ!

Bu içerik 85 kez okundu.

Sevgili okurlar 

Kış ayı dert ayı derler ya tam da kışın ortasındayız.

Allahtan Batman çok soğuk değil bu aralar yazdan kalma günler yaşıyoruz. 

Ama tek derdimiz üşümek değil… 

Derdimiz doğalgaz, elektrik, su ve geçim sıkıntısı.

Çünkü bu zorunlu ihtiyaçlara ha bire zam yapılıyor, ve bu da ev –aile ekonomimizi derinden etkiliyor. 

Her eve ortalama 250 TL elektrik, 500 TL doğalgaz faturası geliyor ve artık su bile 100 TL civarında gelmeye başladı…

Bir markete girdiniz mi üç beş öteberi almaya kalkışsanız 250 TL’yi gözden çıkarmanız gerekiyor. 

Gelir düzeyi itibariyle bir çalışan veya işçi emeklisi için düşük, nerdeyse Afrika'nın geri kalmış ülkesi kadar düşük bir ücret alıyor.

Beş petek yerine iki kalorifer peteği, iki lamba yerine bir tasarruf lambası, kırmızı et yerine tavuk, makarna patates soğana mahkum bir toplum! 

Bu kıt kanaat geçimle de Allah'a şükür eden insan takdire şayandır.

Kasabın yanından geçip iç geçirenler lokantanın yanından geçip iç geçirenler var,  mecbur kafasını öne eğip ekmek arası döner ziyafeti çekmek zorun da kalıyor çoğu insan..

Batman enteresan bir il, zengini çok ve bu zenginliği ışıltılı hayatı görüp köyünü arsasını bırakıp Batman'a gelen de çok, ama Batman'a geldiniz mi kapana kısıldınız demektir iş ortamı çok az bu yüzden kaldırımlarda pazar yerlerinde bir sürü köyden şehre gelmiş ve umduğunu  bulamamış insanları görebilirsiniz. 

On kişilik ailenin yaşama tutunmak için bir çoğu bir şekilde çalışmak zorun da kalıyor yani bu insanlar için sosyal hayat sıfır..

Bir asgari ücretlinin aldığı maaş tek başına bir insanın masrafı kadardır bir aile geçinemez. 

Bir emekli zaten evi barkı yoksa öldü gibi bir şey! 

Hele işsiz ordumuz var ki çoğu  genç dinamik okumuş  onlar zaten isyanda her daim...

Bunca şeyi taşıyıp nasıl mutlu olabiliriz? 

Nasıl sağlıklı yaşayabiliriz? 

Nasıl aklı selim düşünebiliriz? 

Nasıl insanları kötü alışkanlıklarının önüne geçebiliriz? 

Ekonomiyi düzeltmeden bunların önünü almalıyız… 

Önce insanların refah seviyesini düşünmeliyiz. 

Bir işi olmalı bu işten kazanç elde etmeli bu kazancı paylaşmalı ev yuva sahibi olmalı buzdolabı erzağı dolu olmalı hatta tatil yapmalı ki; 

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunsun! 

Aklı başka şeylere gitmesin, kolay lokma olmasın,kandırılmasın! 

Ama maalesef ekonomik sıkıntılar yüzünden kimse sağlıklı değil ve sağlıklı düşünemiyor doğru işler yapmıyor… 

Hastaneler dolup taşıyor her gün en ufak bir salgında insanlar kırılıyor adeta, genç yaştakilerin ağzında  diş  kalmadı bile…

Batman’da yaş ortalaması 65’e düştü, artık küt depresyona ve düzensiz beslenmeye bağlı kalp krizi ya vefat ediyor ya felç geçiriyor. 

Bunların çoğunun sebebi ekonomi… 

Ve dengesiz beslenme.

Bir evde ayın 20 günü tavuk yemeği geri kalan gün şabot ya da istavrit tavuk şoklu balık şoklu taze değil ki domates hormon ayçiçek yağı kızartma derken kolesterol tavan yapıyor ve ölüyoruz maalesef katil de beli adlında Azrail falan değil yani ekonomi! 

Kaliteli doktor bile parayla paran yoksa teşhiste yok öldün…

Sevgili olurlar 

Ekonomi her ülkenin dikkate aldığı bir durumdur. 

Ekonomisi güçlü olanın enflasyonu da düşüktür yani sizden yağı yüze alır vatandaşına on TL satar çünkü alım gücü kuvvetli ve ekonomisi de güçlüdür. 

Biz kalkınmaktaki olan bir ülkeyiz, hala bir çok endüstride dışa bağımlıyız az üretiyoruz çok tüketiyoruz ana üretimimiz olan tarım ve hayvancılıkta artık durma noktasında, nerdeyse zira tarım bölgelerine inşaat hayvancılık yerleri de sit alanı ilan edilince yem ve mazota gelen zamlar üreticiyi maalesef zarara uğrattı ve üretim durma noktasında işin karını düşünenler seracılık yapıp yaz meyvesini kışa, kış meyvesini de yaz ayıda piyasaya sunup kar yapmakta iş böyle olunca da işi zamanı da yapan üretici zarar etmektedir… 

Ülkemizde kişi başına düşen mili hasılat bu yüzden çok düşük rakamlarda, bu yüzden maalesef kendimizi ekonomik yönden mutlu göremiyoruz, gözümüz Avrupa'da ki kazanç iş kollarında olsa da Avrupa'ya girme veya Avrupalı olmak için daha çok mesafe var.

Ekonomiyi güçlendirmek için devlet büyüklerinin sanayiyi, tarım ve hayvancılığa dev projeler getirip dünya önce kendimize yetecek bir ekonomiyi hedeflemeli sonra da dışa açılacak bir pazar bulmalı bu da şimdilik uzak ihtimal gibi gözüküyor.

Zira daha ülkemiz kurulmuş bir ülke diyebiliriz yüz yaşına yakın kalkınma yolunda ve dünya üzerinde kendine bir ekonomi yakalamadı biraz zaman alacak gibi.

Ekonominin açılımı azı çoğa yaymaktır arkadaşlar 

Az tüketip çok üretmeliyiz kimse kimseye bu dünyada yardım etmez en azından çıkarı yoksa bu yüzden önümüze işimize dikkat edip kabiliyetlerimizi ön plana çıkarıp kendi kendimize yetmeliyiz. 

Yani kendi yağımızda kavrulmalıyız. 

Dedim ya Azrail değil ekonomi öldürür! 

Bakın savaşlar neden çıkıyor hepsi petrol ve gaz ekonomisi için…

Allah sonumuz hayretsin.

Hoşça kalın ..

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.