AYNI NAKARAT
Yukarı
AYNI NAKARAT
AYTEKİN ALPTEKİN

AYNI NAKARAT

Bu içerik 63 kez okundu.

Sevgili dostlar

Dört mevsimi düşünün hele, bir sonra başka şeyler aklımıza takılacak ve hep beraber sohbet edeceğiz…

Dört mevsimin arada bir şöyle bir değiştiği olur, bazen tam bir mevsim yaşarız  yani kış kara kıştır yaz çok sıcaktır bazen de mevsimler uzar kısalır, biz bunların farkına varırız ama önemsemeyiz çünkü geçen seneyi unuturuz.

Hani bir soru vardır; genelde biz küçükken oynardık “akşam ne yemek yedin” diye sorulan bir soruya bir iki dakika sonra cevap verirdik, çünkü kalan yemeği sonuçta aklımda tutsam ne olur tutmasam ne olur?

İşte ben de tam da bu noktadayım, ekonomi hayatın olmazsa olmazlarındandır, zengin ve yoksulun mücadelesi zengin düşmemeye yoksulunda yükselmeye çalıştığı bir er meydanıdır.

Bu meydan acımasız kuralları belli ve net, tek bir hedef var; kazanç ..

Ülkemiz de zengin ve yoksulun mesafe aralığı çok açık.

Bu da ülkemiz ekonomisinin yıllardır aynı bozuk plak gibi ve aynı şarkı olduğunu gösteriyor, plağın iğnesini değişsek de şarkı aynı olunca pek de değişen bir şey olmuyor bizim için, sadece bazen sesler yükseliyor sonra kısılıyor ama şarkı hep aynı değişmiyor plak aynı şarkı aynı maalesef…

Hal böyle olunca da yoksul kesim hep aynı zengin kesim de hep aynı kalıyor.

Bazen kaçak göçekle zengin olanlar da denizin dalgasındaki köpük gibi bir bakıyorsunuz kayolmuşlar ..

Peki neden hep aynı şarkı ve aynı pikap?

Nedeni basit, cehalet!

Cahil olmasak bu halde olmazdık zenginle yoksulun arası bu kadar uzak olmazdı.

Nasıl bir cahillik ettik peki?

Önümüze bakmadık, hep dışarıya baktık kimseyi örnek almadık tek yaptığımız sadece seçim yapmak onu seç bunu seç bu avukat bu mühendis bunun parası var bunun ağzı iyi laf yapıyor diye diye geldik bu günlere, peki sonuç!

Sonuç aynı hiç, bir mesafe kapanmamış daha çok açılmış dene ki bu iş siyasetle çözülmüyor.

Neyle çözülür diyorsanız saygı sevgi ve çalışmayla.

Önce kendimize bir saygımız olacak sonra karşımızdakine saygı be sevgi.

İçinde olacağız ki birlikte çalışabilelim ve üretebilelim.

Sonra araştıracağız bunun için geleceğe yatırım yapmalıyız.

Çocuklarımızı gençlerimizi okutup her ülkeye dağıtıp sonra çağırıp deneyim ve bilgilerini ülkemizde kullanabilmeleri için teşvik etmeliyiz, üretim için en kaliteli ve en uygun şeyi bulsunlar üretsinler ve hem kendimize yetecek hem de dış ticarete yetecek şekilde devam edebilelim.

Ekonomi siyasetle çözüm bulmaz çalışma ile çözüm bulur.

Hani  bir laf var “kel ilacı bulsa ilk kafasına sürer” bu çok doğru bir laf!

Zenginle yoksulun mesafesini kapatacak tek şey çalışmak ve üretmekten geçer yan gelip yatmak sadece konuşmakla olmaz.

"Lafla peynir gemisi yürümez”

Bakın son yıllarda bir çok ülke özellikle sanayi de dünyada kendine bir yer buldu bunlardan en öne çıkanı Güney Kored’dir, ülkede sanayide adeta dev firmalara kafa tutu ve yendi mesela Kia araçlar Kore yapımı ve bir çok telefon çeşidi Kore malı eski den Japon derdik şimdi Kore diyoruz peki kim bu Kore ülkesi bundan 50 yol evvel sadece pirinç yiyorlardı ve biz onları korumak için Kore'ye asker yolladık, yani 50 yol önce Kore  ekonomisi sanayisi sıfırdı ama şimdi süper ülkeler arasında yerlerini aldı peki bu nasıl olabilir izim bir arabamız bile yok ve biz o kadar köklü bir ülke olmamıza rağmen.

Nedeni basit?

Yan gelip yatmışız anlayacağınız.

En don seçtiğimiz hükümet yöneticileri son 12 yılda ülkemize yaptıkları yollar köprüler fabrikalar teşvikler yeni iş imkanlar yeni pazarlar bulsa da büyün bunlar çok yavaş gelişme sağlıyor Ve vatandaş olarak ekonomi ayarını hala bulamadık ..

Zira ortada bir güven sorunu var ve bu yüzden bir dönme dolap gibi her zaman aynı yerde buluyoruz kendimizi.

Yani asgari ücret maaşı ile eskisinde dörtyüz dolar alıyorduk şimdi de aynı dört yüz dolar alıyoruz.

Şimdi  anladınız mı mevsimleri neden örnek verdiğimizi?

Değişen bir şey yok hayatımızda

Ekonomi mesafesi aynı ve aynı.

Zengin ve yoksul aynı ve aynı..

Hani bir yazar demiş ya

Doğduğun ev önemli ..

Doğru söylemiş kutlarım zengin evinde doğduysan zenginsin yoksulun evinde doğduysan yoksul

Bu bizim gerçeğimiz ..

Kaderimiz mi bunu ben bilemem Allah bilir.

Ama ekonomi işini kadere bırakmaya gelmez Allah çalışana daha çok rızk verir.

Bir yüz yıl geldi geçtiyse ve hala zenginle yoksulun mesafesini kapatamadıysak, iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmakta fayda var.

Suçu başka yerlerde başka sebeplerde aramanın anlamı yok ve zaman kaybı olur  sadece.

Siyaseti siyasetçiye bırakıp şöyle diyelim;

İyi düşün karar ver çalış üret rahat yaşa!

Bu bizim sloganımız olsun…

Hoşça kalın sevgili dostlar

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.