BİLEN SUSUYOR BİLMEYEN KONUŞUYOR…
Yukarı
BİLEN SUSUYOR BİLMEYEN KONUŞUYOR…
AYTEKİN ALPTEKİN

BİLEN SUSUYOR BİLMEYEN KONUŞUYOR…

Bu içerik 61 kez okundu.

Sevgili dostlar 

‘Ağzı olan konuşuyor’ bilip bilmediği görüp görmediğini gerçekleri yalanları harmanlıyor, doğaçlama yapıyor olmayan yaşanmış şeyleri yaşanmış gösterip aklımızı başımızdan alıyor.

Bazı hayali kurgulular…

Politika mı vay sanırsın Milletvekili veya parti sözcüsü.

Dini konular da sanki müftü ya da imam..

Ekonomi en bildiğimiz şey, bakanlara taş çıkarırız “maşallah” diyelim.

Ama iş gerçek hayata gelince işin rengi değişir.

Politika da mesela sağ partide oturur sol partiye oy veririz, renk verir sır vermez kimseye ta ki sandığın başına gidip mührü eline aldığı zamana kadar orda mühür ve vicdan mahkemesi yapar, vicdanının sesini dinler ve mührünü basar, kime ne verildi kimse anlamaz da?

Şu an ki hükümet iki kişiden birinin oyunu almış hatta bir çeyrek fazlası ile demek ki her isyan eden doğru konuşmuyor, bizi de sizi de yanıltıyor yani biz de “Allah Allah” deyip kalıyoruz birbirimize şüphe ile bakıyoruz oysa demokratik bir ülkede herkes istediğini seçer mahalli baskıya itibar etmez işte buna gizli politika denir ve bu en tehlikelisidir…

Dini konularda da çok birim var kulaktan dolma, hikaye ve imamın söylediklerini harmanlayıp ortaya yeni fetvalar atan var, bir cümle Kur’andan bir cümle Hadisten bir cümle insandan bir cümle hikayelerden al sana fetva, ya da hikaye ve bu hikayelere  de inanıp ona göre hareket edenler var, kendini Mehdi ilan eden bile oldu yalansa deyin ki yalan…

Asıl doğrusu kutsal kitabı okumaktan geçer, Türkçe mali var şüpheye düşülen yerde müftülük var diyanet var işin doğrusu bu gidip sorup cevabımızı alalım kahve ortamında bunu çaycı bilmez onun işi çay demlemek dini konulara çare bulmak değil oradakiler de çay içmek için orda sohbet etmek için orda fetva vermek için değil.

Yani herkes kendi emelinden sorumludur.

Allah (c.c.) herkese  parmak izini farklı yaratmış, bunu herkes biliyor yani kaderimiz farklı kimse aynı tabuta girmez… 

Lafın özü ; dini soruları  doğru yerde doğru kişiye sorun.

Gel gelelim kel tarafımıza!!!

Ekonomiye elimizde tarak var ama kafa kel kalmış, ne anlamı kaldı şimdi tarağın işi değil mi, değerli dostlar 

geçen gün haberleri izliyorum Ankara'da ekmek fiyatı bir zam alıyor bir geri çekiliyor bir yerde  ekmek fiyatı 75 kuruş bir yere 1 lira öteki yerde bir yirmibeş, fırıncılar belediye halk tartışıp duruyor ekmek fiyatı ne olacak?

Yahu bırakın ekmek fiyatı 1 lira olsun, artık ne önemi var siz dönün doğal gaz faturalarına bir bakın elektrik faturalarına bir bakın su faturalarına bir bakın yüz de kaç zam gelmiş, motorine benzine ne kadar zam gelmiş bir kira ne kadar olmuş bir yağ, salça fiyatları ne alem de?

Etin kilosu kaç para? Vah vah ki vah!

Asgari ücretin 2.300 TL olan bir memlekete ev kirası 1.000-1.500 arası, elektrik faturası 300 ila 500 arası, doğalgaz 300 ila 500 arası olmuş biz hala ekmeğin kaç kuruş olduğunu tartışıyoruz.

Fırıncılar artan un fiyatları, Elektrik ve işçilik fiyatı karşısında zaten “kapatalım kapatmayalım mı?” düşüncesindeler, ekmek zaten küçüldü küçüleceği kadar aroması kaçtı kaçacağı kadar artık ekmek mi yiyoruz karbonatlı ekmek mi bilmiyoruz!

Avm, iş yerleri çoğu yerde kiralar bile dolar ve euro ile hatta ithalat ihracat dolar.

Ve euro ile düğün dernek altın ile ve biz hala diyoruz bu dolar ve altın neden düşmüyor?

Biz akıllı mıyız acaba?

Düşünmeden edemiyorum zekamıza ne oldu böyle neden düğün dernekte takı altın olmalı, artık düğün fobisi oldu, insanlarda valla düğün davetiyesi geldiği zaman insanın eli ayağı karışıyor tuhaf geleneklerimiz var sonra çıkıyoruz “yahu çeyrek olmuş bilmem kaç lira” müstahakız kimse kusura bakmasın.

Ekonominin açılımı azı çoğa yetiştirmektir 

Ama biz çok bonkörüz her konuda 

Bir ekmek yetse de üç ekmek alıyoruz sonra iki ekmek çöpe bu da Batman için aylık 10 ton çöp ekmek demek, bir çuvaldan beş yüz ekmek üretiliyorsa buyurun israfı siz hesaplayın, hem günah ı da cabası...

Ekonomi dersimiz Yok tecrübemiz Yok bilenimiz Yok kılavuzumuz Yok günü birlik ekonomi

Bir yere kadar sonra ekonomi canavarı çıkar herkesi yutar yer olmadı yerden yere vurur 

Bu bizim gerçeğimiz kusura kalmayın.

Ben her zaman şunu yazarım; işin doğrusunu öğrenin hata yapmasınız, eski devir kapandı artık milenyum çağdayız her şey sanal, artık söz- senet değil, “al gülüm ver gülüm” hesabı ve internet üzerinden anlık satışlar kiralamalar uygulamakta her şey çok hızlı ve anlık bir ekonomiden söz ediyorum eski kafaya yok artık eski ekonomi yok artık bir tıkla iş bitiyor...

Ben bazen bankadaki vezne sırasına bakıyorum çoğu işlem cep telefonu ile yapılacak işlemler ama herkesin cebinde nerdeyse bilgisayar var adam gidiyor orda bir saat bekliyor, bir havale yapıyor havale masrafı ödüyor işte biz bu yüzden olmuyoruz, ekonomimiz bu yüzden düzelmiyor eski kafadayız çünkü hala durum böyle olunca bize bir yüz yıl daha lazım ya da kafamıza bir saksı düşmesi lazım… 

Sevgili dostlar 

Bilip bilmeden konuşmak hem kendimizi hem karşımızdakini zor durumda bırakabilir, bu yüzden bilmediğimiz ya da şüphe içinde kaldığımız konular hakkın da fikir sahibi olmak için doğru adrese müracaat edelim lütfen.

Bu günlükte bu kadar, sürçü lisan etiysem af ola...

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...

2020 Batman Gazetesi Inc. Tüm hakları saklıdır.