- 28-03-2025 11:50

İslamiyet öncesi Araplar arasında kendilerine has bir bayramları yoktu. Fars’lılardan etkilenip kutladıkları nevruz bayramı vardı. Nitekim Allah Rasulü (sas), Medine’ye hicret ettiğinde, Medinelilerin yılın belli günlerinde iki Bayram kutladıklarını görünce bunların mahiyetini sormuş; Medineliler de kendilerinin cahiliye döneminden beri bu günlerde eğlendiklerini söylemişlerdir. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle, Ramazan ve kurban bayramlarıyla değiştirmiştir” (Nesâî, Salâtü’l-îdeyn, 1) buyurarak Medine’ye hicretle birlikte temelleri atılan yeni İslam toplumunun kendine has iki önemli bayramı olduğunu ilan etmiştir. Böylelikle Müslümanlara sevinç, neşe ve mutluluklarında bile bir özgünlük ve ayrıcalık kazandırmıştır.
Bayramlar ile ilgili bu malumattan sonra, bayram kutlamayı kimler hak ediyor? konusuna gelelim.
Bayram bir mükâfattır. İşte bu mükafatı hak edenler:
- Oruç tutanlar.
Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Oruç lunun sevineceği iki an vardır: Bir iftar ettiği Zaman sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman orucun karşılığına sevinir. (Buhari Muslim) oruç tutmayanlar Büyü k bir hayırdan mahrum kaldıklarını bilmeliler. Bir hadisi şerifte ”Eğer kullar, ramazanın faziletini bilselerdi, bütün senenin ramazan olmasını temenni ederlerdi... (Heysemi)
- Sadaka verenler.
Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e hangi sadaka daha faziletlidir? diye sorulduğunda: Ramazan Ayı nda verilen sadaka! Cevabını vermiştir.
İbni Abbâs -radıyallâhu anh- der ki:
“Resûlullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu vakitler de Ramazan’da Cebrâil ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil, Ramazan’ın her Gecesi Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’ân okurlardı. Bundan dolayı Resûlullah, Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için Engel tanımayan bereketli rüzgârlardan daha cömert olurdu.” (Buhârî,)
Yetimin başını okşamışsan, yardımlarınla fakirlerin sofralarını şenlendirmişsen. Zekatlarınla darda kalanların, Borç luların imdatına yetişebilmişsen o zaman bayramı hak etmişsindir.
- Gecelerini ibadetle geçirenler.
Gündüzleri oruçla değerlendiren Ramazan ayının, geceleri de terâvih ve teheccüd namazı, Kur’ân tilâveti ve zikirle ihyâ edenlere Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şu müjdeyi verir:
“Kim, inanarak ve sevâbını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini ihyâ ederse, geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî, Terâvih, 46)
Özellikle bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini ihya edenler bir ömür ibadetle geçirmiş gibi sevap kazandıkları biliyoruz. Dolayısıyla asıl bayramı hak edenler bu fırsatları değerlendirenlerdir.
Rabbim yaptığımız bütün ibadetleri kabul buyursun. Ramazan bayramınız mübarek olsun.