YERYÜZÜ MELEĞİMİZ…
Yukarı
YERYÜZÜ  MELEĞİMİZ…
GÜLSÜM TEKİN

YERYÜZÜ MELEĞİMİZ…

Bu içerik 276 kez okundu.

Dünyada tek  gerçek  anneliktir. Yalansız  dolansız tek  sevgi  anne  sevgisidir. Aksini iddia eden  toz  pembe  hayallerin  içinde  yaşıyor  demektir. Tüm  hayatını  bizim  için  feda  etmiş, zorlukları  bizim  için  aşmış  o  insanı  hayatımızın  neresine  koyuyoruz? Dokuz   ay  karnında  taşıyıp tüm  sıkıntılara  sabreden o insana  ne  kadar  değer  veriyoruz? Anne sonra, anne yapamam, anne  sessiz ol, anne  param bitti ve  dahası… Öyle bir durumdayız  ki bu  cümlelerden  başka  bir  cümle  kuramıyoruz. İlişkilerimiz bir ihtiyaçtan  ibaret olmuş. En  son  ne zaman  annemizle  kahve içip beraber  zaman  geçirdik? Ne  zaman ona  özel  zaman ayırıp gezmeye  gittik? Ama  biz  insanların bunlardan daha  önemli  işlerimiz  var. Mesela  arkadaşlarımızla eğlenmek  gibi  ya da elimizdeki  telefon  ile sanal alemde yaşamak  gibi. Gerçekten  bunlar annemizden daha mı önemli ? Annelik  kutsaldır  ve  insanlara  özgü  bir  şey  değildir. Bir  kedinin annesi de var ve bir aslanın da  ama  ben  hiçbir kediyi,kuşu veya  karıncayı  annesine  zarar  verirken  görmedim. Ve  sanırım zarar  ve  kötülük  kavramları  insana  özgü bir  şeydir.  Ayaklarının altında  cennet  olan  bir  insanı eğlence  uğruna  ikinci plana  koymamız  kadar daha  acımasızca bir  şey yoktur. Gençliğin  verdiği  yaşam  hızı  uğruna  annelerimizi  nasıl yok  sayıp bir  kenara  koyarız? Oysa  korktuğumuzda ,yalnız  kaldığımızda, hastalandığımızda, sevilmediğimizi  hissettiğimizde hatta  yeni bir  hayata  başladığımızda  bile  gözlerimiz  ilk  önce  annemizi arar. Yapacaklarımız  çok  basit  aslında . Ona  zaman ayırıp mutlu  olacağı şeyler yapmak. Ya  da  daha da  basit  bir  şey  belirteyim, hayırlı  evlat  olmak…Bugün  bir  olaya  şahit  oldum. Kahramanlar aynı  fakat  olaylar farklı. Yolda  yürürken emekçi  çocuğun annesiyle  paylaştığı  simidi ve  sırf  çocuğu  doysun  diye  aç  olmasına rağmen  o  simidi  yemeyen bir  anne. Ve  biraz  daha  ilerlediğim  zaman  bu  sefer  bir  anne parası  kalmadığından evladına  istediği  kıyafeti  almadığı  için  çağırıp  bağıran bir  genç. İnanılması  zor ama   sırf  istediği  kıyafet  alınmayınca  annesine  bağırarak  hakaretler  eden bir insan  gördüm. O an o kişiden  büyük  nefret  duydum. Bazen  bu hareketlerin asıl nedenin  şımarıklık olduğunu  düşünüyorum. Çünkü  henüz  kendini  bile  tanıyamamış  bir  genç, hayatı  her yönüyle  bilen  tanıyan  bir anneye  yaptığı  bu  şey  şımarıklıktan  başka  bir  şey  değil. O an o annenin hüznü  ve  hayal  kırıklığı yüzünden  okunuyordu. Ama  kendini gençlik  rotasına  kaptırmış  bu gencin  ne  kadar  umrunda  onu  bilemeyiz. Sizi  zor  bir  durumdan  hiçbir  güç  ve hiç kimse kurtaramayabilir  ama  annenin  duası  her şeyden koruyabilir. Başkaları  tarafından  verilen nasihatler bazen işe  yarayabilir  ama bir  annenin  nasihati bin  insanın  nasihatine bedeldir. Demem  o ki hayatınız  boyunca  borcunuzu ödemeyeceğiniz o insana karşı  görevinizi  gerçekleştirerek  hayırlı  bir  evlat  olun. Ona  yarın  değil şimdi  sevginizi  hissettirin  çünkü  hiçbir canlının yaşam  garantisi yok.

Sende Yorumla...