SON ŞANS
Yukarı
SON ŞANS
GÜLSÜM TEKİN

SON ŞANS

Bu içerik 700 kez okundu.

Bahçede  geziniyorduk sonra komşular  yukarıdan  üstümüze  su döktüler. Onları  uyarmak  için  yukarı  çıkmak  istedik. Kız  kardeşim  yürüyerek ben  ve  ablam  asansör ile  çıktık. Sinirlenmiştik  ve  onlara  kızacaktık. O  kata  geldik, asansör durdu  ama  kapısı açılmadı. Korktuk…

Sonra  kendiliğinden   aşağıya  indi. Çok şükür  en  azından içinde  kalmadık  dedik. Asansör  aşağı inmeye  başladı  ama  durmadı daha  da iniyordu.

Bu nasıl  olur?

Bu  imkansızdı  çünkü  son  kata  gelmiştik.

Biz  nereye  gidiyorduk? Asansör son kez  durdu ama  hala  kapısı  açılmıyordu.

Tuğlalar  ve asansör  şeridi  görünüyordu, bu  korkunçtu. İkimizde  öleceğimizi  biliyorduk. Ama  ablamın  bir kızı  vardı, o  annesiz kalmamalıydı.

Ablam  öleceğiz  dedi. Hayır dedim, bizi  kurtaracaklar.

Oysa ki  öleceğimizi  biliyordum. Yerin  bin kat  dibinde ,kapalı  bir  kutunun  içinde  gibiydik. Ağlaştık… İçimden ‘’Allah’ım karşına  çıkmaya  hazır  değilim  dedim. Ölmek istemiyordum, keşke ölmeseydik  dedim. Dışarıda bizi  bekleyen bir  hayat  vardı ama  biz bu kutunun  içinde  kalmıştık. Bir  yandan  nabzım  çok  hızlı  atarken  diğer yandan çok  sakindim. Birbiriyle  çelişen  duygular  içerisindeydim. Sadece  bir şans  istiyordum,Allah’tan  son  bir şans. Sonra birden  irkildim. Etrafıma  baktım ve  yastığım  gözyaşlarımdan  dolayı  ıslanmıştı. Rüyaydı ,evet  rüyaydı. Hepsi rüyaydı… Şimdi  bir  şansım  vardı. Peki  ne  yapmak  için bir  şans  istemiştim? Bu  dünyada  yapmam gereken  ne vardı?

Neden  sürekli  ölmeyi istediğimi  söyleyip de ölmemeyi her  şeyden  çok  istemiştim? Hepimiz  böyle  değil miyiz? Ölmeyi, bu  dünyadan  gitmeyi dile  getiririz  fakat asla  gerçek  anlamıyla  ölmek  istemeyiz. Hayallerine  giden  yolda  mücadele  ederken birkaç engelden sonra  karamsar  olup,elimizi  ayağımızı her  şeyden  çekmek isteriz. Oysa  asla ne  çekip  gitmek  isteriz  ne  de  hayallerimizi  bırakırız. Aile  ortamında herkesin  elinde ya  bir telefon  ya  da  gözler  televizyonda. Birbirimizle ne  iletişime  geçeriz  ne de birbirimize  olan sevgiyi  hissettiririz. Oysaki  onları  canımızdan  çok  severiz. Ezan sesini duyarız  ama  çoğu  zaman  namazı erteleriz , kim  bilir  belki kılmayız  bile. İnsanlığı  seviyoruz  ama  insanların  kalbini  kırıyoruz. Fakat  herkes  hem bunları  yapıyor  hem de öldüğünde  cennete gitmek  istiyor. Aslında  şu  ana  kadar  demek istediğim ,hiçbir şeyden  vazgeçmeyin. Ne  olursa olsun sonuna  kadar mücadele  edin ve istediğiniz şeye  ulaşın.Hiçbir şeyi ertelemeyin. Hayat , tarifi olmayacak kadar  kısadır. O kadar  kısa ki  bir  saniye bile  diyemem. Çünkü  yaşayacağımız hiçbir olayı  bilemeyiz ve hiçbir şeyin yaşam  garantisi yoktur. Sadece şu an vardır, sadece bu yazıyı  okuduğun an  vardır. okuduktan sonra ki anı bilemezsin. Ne annenize sarılmayı  erteleyin ne  de yaşamak  istediklerinizi. Her şey  için gülümse ve  mutlu ol. Güneşin doğuşuna, baharın gelişine, sıcak yemeğe , sevdiğin  müziğin  çalmasına mutlu ol.Mutluluk bu kadar basitken zorlaştırma. Evet şimdi  bir şansım daha var. Şimdi  hepimizin bir şansı var. Hadi son şansını kullan.

Sende Yorumla...