İŞİ KADINA TESLİM EDİN!
Yukarı
İŞİ KADINA TESLİM EDİN!
GÜLSÜM TEKİN

İŞİ KADINA TESLİM EDİN!

Bu içerik 373 kez okundu.

“Kadın  ve  erkek  eşit mi?” Erkeklerin  büyük  sevinçle  sordukları  soru bu.

Çünkü   bu soruda  şunu demek istiyorlar: Bir  kadın inşatta çalışamaz, tır  şoförü olamaz, gece  çalışamaz, bir ev veyahut araba  satın alamaz.  

Onlara  göre  bunlar  ağır  işler ve  kadınlar bunu  kaldıramaz çünkü kadınların yapabileceği ev hanımlığı  ya da daha  hafif  işler.  Fakat  şunu  belirtmek isterim ki sanayide erkeklerden daha  iyi iş  çıkaran, müteahhitlik mesleğinde   erkeklerden daha  sağlam bina  yapan, ve taksici olarak  işini erkeklerden  daha  güvenli  yapan  kadınlarımız  var.

Evet  erkekler  böbürlenerek  her tartışmada  “kadın-erkek eşit  mi?” der. Oysa ki  zaten kadın – erkek eşitliği  savunulmuyor ki. Kadın- erkek HAKLARININ eşit olduğu  savunuluyor.  Yüce Allah  kadını ve erkeği yaradılışı olarak  farklı  kılmıştır, Gerek  nefis olarak gerek akıl olarak, Şunu da belirtmek isterim ki; İslam alimlerine göre  kadının yedi nefsi bir aklı var, erkeğinde yedi aklı bir nefsi vardır.  Kadın bir  aklıyla yedi nefsine hakim oluyorken, erkek yedi aklıyla bir nefsine hakim olamıyor. Geçmişten  günümüze kadar  kadınlara  her zaman acımasızca  davranıp  şiddet  gösteriliyor. Kadına  seçme  hakkı tanınmıyor, evlenmek istediği  insanı  seçemiyor, ailesinin  istediği  kişiyle evlenme  mecburiyetinde bırakılıyor.  İstediği  mesleği  seçemiyor, aile  çalışan kadınlara karşı çıkıp  sadece ev temizliğine yani ev hanımlığına  mecbur  bırakıyor.  İstediği  üniversiteyi  seçemiyor ,aile  kadınların uzak bir  şehirde  güvende  olmayacağını  düşünerek  ve tek  başına  ayaklarının üstünde  duracağına inanmayarak  göndermiyor.  İstediği  gibi giyinemiyor çünkü  aile her kıyafeti  onaylamıyor. Peki  aileler istediği gibi özgürce  davranırken neden kadınları  bir  kafese  koyup  istedikleri  gibi yön  vermeye  çalışıyorlar? İnsan  istediği  hayatı  yaşamıyorsa sadece  nefes almaya yaşamak  deniyor mu?  Kadına  psikolojik ve  fiziki şiddet  uygulanıyor.  Evet hakları  olmadığı  halde kadına  şiddet uyguluyorlar. Babadan , kocadan, ağabeyden, patronundan, oğlundan şiddet görüyorlar. Peki  ya siz kadından  şiddet  gören bir erkek  gördünüz mü? Doğruları söyleyip yaptığı için veya  maaşını  eve  eksik  getirdiği  için veyahut  cinsiyetinden  dolayı  şiddet  gören  bir  erkek  gördünüz mü? Her  şey gelişirken bu  düşüncesizlikler  aynı  kalmamalıydı. Dünya  gelişirken kişisel  gelişim tamamlanmalıydı. Madem bu  şiddet geçmişten başladı  o zaman günümüzde bunu  yok edelim.  Eğer erkek  çocuğuna araba  sürmeyi  öğretiyorsak kız çocuğuna da öğreteceğiz. Kız  çocuğuna  yemek yapmasını  öğretiyorsak  erkek  çocuğuna da  yemek yapmasını ve hamaratlığı  öğreteceğiz. Kız  çocuğuna hangi hassasiyet ve naiflikle yaklaşılıyorsa erkek çocuğuna da  aynı  hassasiyet gösterilmeli. Onlar kız- erkek ayrımından önce  birer insan. Pembe  kızlara özgü  olmadığı gibi  futbol da erkeklere özgü  değil. Ağlamamak erkeklere özgü değil. Canı  yandığında, sevdiğini kaybettiğinde, korktuğunda veya  istediği zaman istediği yerde ağlayabilir. Onlar güçlü olup ya da güçlü görünmek zorunda değil.  Gülmemek de kadınlara özgü değil. Komik bir şey bulduğunda , bir şakaya veya istediği zaman istediği yerde gülebilir. Çünkü ne ağlamak ayıp ne de gülmek. Ayıp olan bunları anormalleştirip cinsiyetleştirmek.  Renklerin , eşyaların , tarzların , oyunların cinsiyeti  yoktur. Bunu herkese aşılandırmamız  gerek . Sevgiyi, saygıyı, güzel ahlakı, sağlıklı düşünmeyi , en çok da  şiddetten uzak durup  şiddetti durdurmayı. Unutmayın  ki  bir  kadın  insan neslini sürdürebiliyorsa  yani seni doğurabiliyorsa  sanıldığı gibi çıtkırıldım ve güçsüz  değildir.

Sende Yorumla...